Elyssian S. Seyyah

10/10
·80 syf.··
2015 5. kitabı
"hayatta her insanın kendini gregor samsa gibi hissettiği zamanları olmuştur" kafka'nın sembolizmin ve soyut düşüncenin dibine vurduğu hikaye. fiziki bir değişiklikten yola çıkarak, belki de duygu dünyamızda bunun binlerce katı ters değişiklikleri ne kadarda doğal karşıladığımızı yüzümüze vurur. düşünülenin aksine değişen gregor samsa değil, ailesi ve çevresindekilerdir bana göre. yazarın tam olarak ne anlattığından çok sizin ne anladığınıza bağlı bir kitap.hayatınızın her döneminde, her her okuyuşunuzda, yeni bir şey bulursunuz içinde, hayatınızdaki her dönüm noktasında, ilkokuldan liseye, liseden üniversiteye, her dönemde bir şeyler katar bu kitap size. hep kendinizden bir parça bulursunuz. bir insanın böceğe dönüşmesiyle bir böceğin insana dönüşmesi arasındaki ayrımı düşündürür ilk başta. sistemin çarklarından biri olursan, yaşarsın. Ama özgürlüğünü, sistemin belirlediği sınırlar dahilinde yaşamak zorundasındır. eğer çarktan ayrılmayı seçersen asıl özgürlüğü yakalamışsın demektir. ama bu sefer de toplum tarafından dışlanırsın. insanlar, onlara yük olduğunu sana hissettirmekten kaçınmazlar. psikolojin dağılır, yalnızlaşırsın ve sonunda ölürsün. en acısı da, kimse pek üzülmemiştir ölümüne. kurtulmuşlardır senden çünkü… insanlara faydan dokunuyorsa onların herhangi bir ihtiyacını karşılıyorsan, sevilirsin, sayılırsın. eğer bir faydan dokunmuyorsa ve hatta zararın dokunuyorsa insanlar tarafından yavaş yavaş dışlanırsın. ilişki bu duruma geldiğinde artık onların umrunda olmuyorsun ve gözlerinde bir böcek olarak görünüyorsun sadece. bunu hayatınıza da uygulayabilirsiniz. siz insanlara iyilik yapsanız da bu iyiliği kestiğiniz vakit karşı tarafın takındığı tavrın bir anda nasıl değiştiğini görebilirsiniz rahatlıkla. iyilik artık mesuliyete dönüşür…
Edebiyat
DönüşümFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022268bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
ARTIK İNSANA MI DÖNÜŞSEK
9/10
·74 syf.··
Beğendi
·
2017 81. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 13 Ağustos 2017 23:26
YouTube kitap kanalımda Kafka'nın hayatı, bütün kitapları ve kronolojik okuma sırası hakkında bilgi edinebilirsiniz: ytbe.one/VC6JxCLzwNI İnsansız hayat aracı. Yeter ki yatakta hiçbir şey yapmadan kalmamak. Her zaman bir şeyleri seçme zorunluluğuna itilmelerimiz. Ayağa kalkabilmek için ellere ve kollara ihtiyacı olmak. Sistemin bize sunduğu somut sınırlardan soyutluklarımızı kullanarak sıyrılamamak. Samsa kelimesinin bir börek çeşidi anlamına gelmesi. Belirsizliğin çekiciliği. İnsanlarla iletişim kurarken yaşanan, asansörlerde zamanın bir türlü geçmemesi gibi oluşan iletişim fobisi. Dünyadaki yaşamış, yaşıyor olan ve yaşayacak her insanın bir tane bile olsa böcek ezmiş olması ve yine bir tane bile olsa böcekten tiksinmiş olmaları. En tatlı sabahlar içsel devinimlerle başlar. Dünyanın o ruhu ezen kaosu ve gürültüsü hepimizin ruhlarını bir böceğe dönüştürür. Aslında her gün metrobüslere, arabalara, mezarlara, mağazalara, oy kullanmaya, okullara ve işimize ruhlarımız böcekleşmiş olarak gideriz. Daima bizleri A noktasından B noktasına götürmeye şartlanmış insansız hayat araçları içerisinde bulunuruz. İnsansız hayat aracı dediğim de aslında ruhun ta kendisi. Ne kadar insanlıktan uzak, o kadar yere yakın. Tin Suresi 4.ayetinde geçtiği gibi "Biz, gerçekten insanı en güzel bir biçimde yarattık." cümlesinden insanların yaratılışının güzelliğine, 5.ayetinde geçtiği gibi de "Sonra onu, aşağıların aşağısına indirdik." cümlesinden dönüşümün ta kendisine ulaşıyoruz! Acaba dıştan o kadar tiksinç görünen böcekler aslında onlarca altın orana sahip, en güzel biçimde yaratılan insanlardan daha mı masumlar yoksa? Gerçekten, biz neye dönüşüyoruz? Bu kocaman beton yığınlarını dünyaya yığan, bütün belaların baş sorumlusu insanoğlu yolculuğuna böyle nereye kadar devam edecek?
DönüşümFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022268bin okunma
Cibran'la beraber ermek ister misiniz?
10/10
·55 syf.··
Beğendi
·
2017 61. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 01 Nisan 2017 23:42
YouTube kitap kanalımda Ermiş kitabını yorumladım : ytbe.one/cPXA_OoAFXY Halil Cibran'la tanışma kitabım. Kitap 54 sayfa ve kendisinden daha uzun bir inceleme yazısını hak eden bir kitap diye düşünüyorum. Her cümlesinden başka bir kitap çıkabilecek nitelikte öncelikle. Okurken bir ara düşündüm beğendiğim yerlerin altını çok fazla oldukları için artık çizmesem mi acaba diye. Ermiş'in her konuya dair bir fikri var, aşka dair, ölüme dair, dine dair, dostluğa dair... Onlarca konuda sayısız düşüncesi var. Hayatın parçalarını anlamlandıran ve onların değerli olmalarını sağlayan birisi. Dertli günlerimizin, eksik gecelerimizin, hüzünlü olduğumuz günlerin olması gerektiğini, insan olmanın erdeminin bunlar olduğunu hatırlatan bir insana başrollük yapan bir kitap. Sevinçle dolabilmek için acıyı tanımak zorunda olduğumuzu, yüreğimizin de mevsimlere sahip olduğunu, kendimizi ve ruhumuzu özgürlük hedefinde sınırlandırmamamız gerektiğiyle Zorba adlı karaktere atıfta bulunan, anca yalnızlıklarımız taştığı zaman konuştuğumuzu soluğun gelgitleri gibi gelmesi arzulanan bir adam tarafından hatırlatan kitap. Ruhsal devinimler, harika betimlemeler... Her anlattığı konuyu hayatın içinde bir yere oturtuyor, eksik bırakmıyor sizi. O kadar ki kitap bittiğinde "Daha karpuz keseceğdik ermiş." diyesiniz geliyor, bir çay ısmarlayasınız geliyor. Her toplumun ihtiyacı olduğu türden, mantık ve duygu dengesini muhteşem bir şekilde oturtabilmiş bir insan. Kitabı İş Bankası Kültür Yayınları'ndan çıkmış versiyonunda okudum, çevirisi çok iyiydi. Kırmızı Yayınları'ndan çıkan, her konu içerisinde bahsedilen betimlemelerin resimleştirildiği ciltli bir versiyonu daha var, o da edinmeye değerdir mutlaka.
Felsefe
ErmişHalil Cibran · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202385,4bin okunma
Simülasyon çağı ve post-truth döneminde Sedat Peker bütün “postmodernizm”lerin sonunu Eriha’nın borazanları misali çok eski ve klasik bir dinamikle canlandırıyor: “Eşkıya”nın “Kahramanlaşma” süreci. Eşkıyanın kahramanlaşması bu çağımız için son derece nadide bir özelliktir, zira postmodernizmle birlikte ilmek ilmek çözülmüş bütün anlatıların tekrar tedavüle girdiği, birleştirildiği ve adeta Yunan tragedyasında olduğu üzere “kolektife” referans vermesiyle birlikte tabula rasa veya “yeniden başlasın”ı izleyen ve Nietzsche’nin ebedi döngüsü bağlamında yeniden kitlesel bir “heroizme” kapıyı aralamaktadır. Bu kitlesel “yeniden heroizm” arzusu ise postmodernizmin parodisiyle eylemselliğe dökülüyor: Sedat Peker adeta performatif bir “sanatçı” gibi ve Dan Brown’un romanlarını andıran bir sembolizm ile takipçilerini bir bulmaca çözmeye davet edercesine uygulamalı kutsal kase arayışına çıkartıyor. Parodi, zira postmodernizmin posası çıkmış yöntemleri çarpıcı ve adeta filolojik bir endişeyle “eskiyi” bir telos olarak takipçisinin karşısına koyuyor ve insanlara postmodernizm hiçbir zaman bu denli kendisini imha edercesine postmodern olmamıştı dedirtiyor.Büyük ve bağlayıcı metaöykü sunumuna geldiğimizde Sedat Peker adeta parçalara ve fraksiyonlara bölünmüş (bizim) dünyamızı ortak paydada toplamaya gayret ediyor.Mario Puzo’dan Vedat Türkali’ye, ÖSO’dan Alevilere, sahtekarlıktan en derin samimiyete uzanıyor Sedat Peker’in yeniden bir üstanlatıyı zorlayan “metinlerarasılığı”.İhsan Oktay Anar’ın romanlarından fırlamış gibi duran dürbün, zülfikar ve diğer otantik nesneler ortak paydaya – ki bu inanılmaz tezat bir durum – davet ediyor: belli bir azınlığa tehdit savururken, asıl “sahip” diye adettiği çoğunluğa kaynaklara dönme işaretini veriyor.Videolarının bu denli izlenmesinin sebebi
Alıntı
Hayatımda En Sevdiğim Şiir Kitapları
"Şiir resme benzer. Bazı eserler çok yaklaştığınızda büyüler sizi, bazılarıysa uzaktan baktığınızda." Horatius Hepimiz hayatlarımızdaki belirli dönemlerimizde çok etkilendiğimiz bazı şiirler okuyoruz. Az kelimeyle çok şey anlatabilmenin ve sözcüklerle resim yapabilmenin sanatı olan şiiri aslında ben de çok severim. Bu videoda size en sevdiğim yabancı ve Türk şairlerin kitaplarından şiirler okuyarak ve bu etkilendiğim kitapları sizin de okumanızı önererek bir video hazırlamak istedim. youtu.be/ZHFew7sBSeE Peki sizin en sevdiğiniz şiir kitapları nelerdi ve hangi şairleri çok seviyorsunuz? Videoyu izlemeye zamanı olmayanlar için önerdiğim şiir kitapları: 1- Homerosçu İlahiler'den Pindaros'a Arkaik Yunan Şiiri Antolojisi 2- Dante, İlahi Komedya 3- Francesco Petrarca, Canzoniere 4- Aleksandr Puşkin, Seviyordum Sizi 5- Edgar Allan Poe, Kuzgun 6- Behçet Necatigil, Eski Sokak 7- Oruç Aruoba, Hani 8- Cemal Süreya, Sevda Sözleri 9- Didem Madak, Pulbiber Mahallesi 10- Şükrü Erbaş, Yaşıyoruz Sessizce Önerdiğim kurgu dışı kitaplar: 1- Horatius, Ars Poetica (Şiir Sanatı) 2- Aristoteles, Poetika (Şiir Sanatı Üstüne)
Edebiyat