Hüseyin Rahmi Gürpınar'dan okuduğum ilk eser. Adı itibariyle dikkatimi çektiği için okumaya başlamıştım.
Kitabımız, Halley kuyrukluyıldızının 1910 yılında Dünyaya çarpacağına dair söylentilerin konuşulmasıyla başlıyor. Bu durum halkı tedirgin ediyor. Ana karakterimiz olan İrfan Galip ise bu konu hakkında konferans vermeyi düşünüyor. İrfan Galip Beyi tanımlayacak olursak kendisi bilgili ve insanlar tarafından bu yönüyle farkedilmek isteyen biri.
Bir gün kendisine "Kadın doğduğuna pişman olan biri," adlı bir kişiden mektup gelir. Bu kadın Halley kuyrukluyıldızıyla ilgili daha çok bilgi edinmek istemektedir. İrfan Galip mektubu okumaya doyamaz, bu kadının düşüncelerine, zarifliğine ve hayaline aşık olur.
Gerçekten okuması zevkli ve sürükleyici bir kitaptı. Halley kuyrukluyıldızının yetmiş beş senede bir dünyanın yanından geçtiğini varsayarsak bir sonraki gelişi 2061 yılını bulacaktır.
"Neşeliyken kalbinizin derinliklerine bakın; sizi geçmişte üzenin şimdi sevindirdiğini göreceksiniz. Kederliyken yine kalbinizin derinliklerine bakın; geçmişte neşe kaynağınız olan şey için gözyaşı döktüğünüzü göreceksiniz."
Uzun zamandır karşıma çıkan ve okumak istediğim bir kitaptı. Ben de alıp okumaya başladım.
Doğruyu söylemek gerekirse okuduğum çoğu kişisel gelişim tarzı kitapları beğenmem. Çünkü hep aynı şeyleri tekrarlarlar. "Kendini sev, pozitif ol!" gibi. Ancak bu kitap öyle değildi. Gerçekten merak ettiğimiz şeylere cevap veriyor, kendinizi bulmanıza yarıyor.
Kitap, El Mustafa'nın Orphalese halkından ayrılacak olmasıyla başlıyor. Orphalese halkıysa; Aşk, evlilik, neşe ve keder, özgürlük, bağışlanma, çalışma ve güzellik gibi birçok kavram hakkında soru soruyor. El Mustafa da bunların her birini ayrı ayrı açıklıyor.
Kısa olmasına rağmen içeriği dolu dolu bir kitaptı.