Kendini tam ve sürekli bir bilinç içinde tutmağa çalışan kişi, ölümün kapısına dayanır- intiharın...
Kişiyi yapan, bilinçtir; ama kişi bilinçle yaşamayamaz.
Onunla, ancak, ölünür...
Kişi temelde hep aynı mı kalıyor, herşeye karşın?...
Kişi hiç değişmiyor mu?!
Hep değişse de aynı mı kalıyor?...
Nasıl da, hep değişen, ama hiç de değişmeyen bir şey, şu kişi...
Açılmış hazır yollarda yumuşak yumuşak dönüp duran tekerler ne anlar ki, yol asıl nedir- ya da, salt, asıl yol nedir?
Yolu gerçekten bilen, yolun ne olduğunu gerçekten bilen, yolda dönüp duran tekerlek değildir: kazmadır, kürektir, dinamittir- tekerlekler terlemezler...
Yolu, yürüyen bilmez; açan bilir.
Zincirlerin -gergin ya da gevşek- tam yokluğu da, boşluğa köle olmaktır.
Köleliğe tek çare, herhalde, zincirlerini koparmak ve zincirsiz kalmak değil, kendi zincirlerini kendisi yapmış, kendisi kendi ayaklarına takmış, bağlamış olmaktır. Özgürlük de budur...