Bugün sadece gündeme eklenebilen ve hazır kitleleri bile yönlendirebilmekte çoğu kez aciz kalan sol, o günlerde (90’larda) hala gündem belirleyebiliyordu.
… (90’larda) tüm dünyada sol, sosyalist blokun çökertilmesiyle hızla sağa ve sosyal demokratlığa doğru kayarken Türkiye’de devrimci mücadelenin devamlılığında ısrar alabildiğine görünürlük kazanıyordu.
Türkiye devrimci ve sol hareketi, ‘88-‘89 yıllarında etrafındaki kuşatmayı yarmaya başladı. ‘89 1 Mayısında gerçekleştirilen 5 bin kişilik korsan eylem, solun gelebildiği yer açısından anlamlı bir örnek olmalı.
Darbenin ardından Türkiye’de sol hareket, bir toparlanma evresine anca ‘80 sonlarına doğru girebildi. Ancak bu, iki yönlü toparlanma haliydi. Neydi bu iki yön? Solun bir tarafı legal siyaset kanallarında var olmanın yollarını ararken öteki tarafı ise devrimcilikte ve silahlı mücadelede ısrarcı oldu.
Türkiye devrimci hareketi dağınık ve zayıf görüntüsüne karşın 2013'te Gezi'ye rengini verebilmiş, hatta yer yer bu harekette kurmay rolünü karşılayabilmiştir.