Öyle bir kitap ki bu eser. Bir kez okumak asla yeterli olmaz diye düşünüyorum. Birden çok kez okumak ve her bölüm için ayrı ayrı derinlemesine tezler yazılır, üzerlerine tartışmalar yapılır.
Bir kez daha okuyacağım umarım uzun sürmez!
Kitabı okumamla beraber hatırımdaki ölü satırları dirilmiş oldum, bunlara yenilerini de ekledim ve ayrıca birçok şiirinin şarkılara uyarlanmış olduğunu keşfettim özellikle Cem Karaca.
Kitap size yalnızca bir bilim kurgu hikayesi sunmakla kalmıyor, gerçekten düşünmek için sizi zorluyor.
Görünmezlik ne kavram ama açıklaması çok basit aslında vücudumuzun ışığı yansıtmama durumundan ibaret sadece.
Ama satırları okudukca damarlar kıvrımlar, çıplak bir tenle görünmez olmanın soğuğa karşı dezavantajını anlıyorsunuz.
Yemek yeyince sindirilene kadar görünür olma zaafına sahip oluyorsunuz.
Kar yağdığında, yağmur yağdığında ve ayaklarınızın altı Londra'da tozdan pislikten batınca görünür olması.
Belki de Griffin yani Görünmez Adam'a samimiyet duymamız onun araştırmacı kişiliğine bilim insanı olmasına saygı duyuşumuzdan ötürüdür ve sırf bu yüzden onu anlamaya çalışıyoruz.
Aslında çok fazla birşey istemiyor bunun yerine basit şeyler planlayacakken görünmez olmanın ve bunu insanlardan gizlemenin külfetleri dolayısıyla normal şartlar altında yapmayacağı türden eylemleri yaparken buluyor kendisini.
Öldüğü aman ise bedeni yavaş yavaş görünür hale geliyor...