Günümüzle (2020 yılının başları) o kadar ilintili olan bu kitabı çok önce edinmiştim ama okumak için bekliyordum. Yoğun öneriler üzerine tozlu raflardan değil tabiki de valizimin derinliklerinden alıp okumaya başladım.
Corona virüsünün namıdiğer Covid-19 gündemimizi bu denli sarsmışken ülkemizin, ülkelerin buna karşı aldıkları önlemi ya da almadıkları bir çok önlemi bizzat yaşayınca kitap bende daha bir anlam kazandı.
Olası senaryoları hem okudum hem de bizzat yaşadım. Söylenecek o kadar çok şey varken o kadar susasım var ki çünkü hep bir anlaşılmazlık dolacak her yanım en azından ben öyle hissediyorum.
Ülkelerin vatandaşları için gerekli maddi manevi önlemi almaması mı dersin ya da insan hayatının, sağlığının bu denli hiç sayılması mı dersin bu durumların içinde olunca bir çok şeyden vazgeçmeme de sebep oldu bir bakıma.
Düşünün ki Corona virüsü yerine böyle bir salgın olsaydı; kendimizi senaryonun en kötüsüne hazırlamamız gerekirken biz daha kolaylarını dahi def edememişken neler yaşanırdı kim bilir?
Gündemden kitaba doğru yola çıkalım;
Kişi isimleri yerine sıfatlar kullanılmış, sanırım yazarımızın diğer kitaplarında da yine aynı anlatım şekli kullanılmış. Açıkçası ben sevdim aynı kitabı isimlendirilmiş bir şekilde okusam bana bu kadar geçemezdi belki..
Virgüllerle dolu bir başyapıt desek yeridir diyaglogları virgüllerin arasından yakalamak bir başka zevkliydi.
İlk Kör
İlk Körün Karısı
Doktor
Doktorun Karısı
Koyu Renk Gözlüklü Genç Kız
Gözü Siyah Bantlı Yaşlı Adam
Gözyaşı Yalayan Köpek
Şaşı Çocuk
Bu kitabı anlamlı okunulur kılan sıfat sahibi insanlarımız.
Bir gün ansızın herhangi bir işinizi, uğraşınızı gerçekleştirirken gözünüzle alakalı en ufak probleminiz dahi yokken Beyaz körlüğe yakalanıyorsunuz. Doktora gittiniz klinikteki herkese doktor dahil bu virüsü