📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“ tekkelere göre daha küçük olan tarikat yalılarına zaviye adı verildi. Zaviyeler büyük yerleşim alanları dışında, küçük köy ve kasabalarla yollar üzerinde açılıyordu. Zaviyelere gelen derviş ve yolcular, buralarda konaklıyor, bilgi alışverişi oluyor, vereceklerini verip, alacaklarını aldıktan ve dinlendikten sonra yoluna devam ediyorlardı.”
“ Nice ham yürek, tekke ve zaviyelerde olgunlaşmıştı. Osmanlı devletini inşa eden hamle, böyle bir coşkunun eseridir Osman Gazi’nin ruhu ve şuuru Şeyh Edebali tekkesindeki sohbetlerde kıvamını bulmasaydı Osmanlı devleti tarih sahnesine çıkabilir miydi?
30 Kasım 1925 tarihinde çıkarılan 677 sayılı “tekke ve zaviyeler İle türbelerin kapatılmasına ve türbedarlarla bazı ünvanların men ve ilgasını dair kanun” mucibince tekkeler ve zaviyeler kapatıldı.
Böylece geleneksel devlet yapısının manevi kanadı budandı. O gün bugündür tek kanatla uçmaya çalışıyoruz.
“Çeşitli vesileler Osmanlı insanını tanıma şansını yakalamış yabancıların ortak bir görüşü var: Osmanlı insanı ile iş yaparken mukaveleye gerek olmadığını söylüyorlar ticari konular dahil, herhangi bir konuda Osmanlı insanının söz vermesini yeterli buluyorlar. Elbette bu insan tipi kendiliğinden oluşmamış Kur’an ahlakının hakim olduğu
toplumsal yapının eseri olarak ortaya çıkmıştır. Fransız general Comte de Bonneval Osmanlı insanı hakkında şunları söylüyor: “haksızlık, tefecilik, hırsızlık gibi suçlar Türkler arasında adeta yok gibidir. Kısacası ister vicdani bir akideden, ister ceza korkusundan mütevellit olsun, o kadar dürüstlük gösterirler ki, insan çok defa Türkler’in doğruluğuna hayran kalır.”
“Mektepte öğretim, hakiki araştırma yollarını bulduracak yerde , Batı’nın fikir pazarından aldıklarımızı genç dimağlara nakletmekten, ezberletmekten ibaret bir çalışma oldu.”