Henüz kitabın başlarındayım. Lise felsefe derslerime döndüm okurken. Tabi bizimkiler böyle sofienin başına gelen gibi havalı olaylar silsilesi değildi. Eklemek istediğim bir şey var ama, Felsefe yapabilmek yani konular ve hayat üstüne düşünmek için, kişilerin barınma yeme içme giyinme vb temel ihtiyaçlarını karşılamış olmaları, bunlar hakkında kaygıları olmadan akıl yürütmeleri gerekir. Felsefenin ön şartı budur. Şimdi düşününce Türkiye’de bizlerin filozof olabilmesi çok zor. Güvenli bir evde barınmak bile en büyük problemlerden hala. Bizim felsefi problemlerle ilgilenecek vaktimiz yok, daha büyük meselelerimiz var. Hayatın anlamından ziyade gelecek kaygısındayız. Bizim geçmeyen ve bitmeyen kaygılarımız var. Okuyorum tabi kitabı ama sofie hanima da imrenerek.