Modern dünyada Müslümanların karşı karşıya bulundukları en önemli sorun, ifadesi olmaya çalıştıkları 'din'i bütün boyutlarıyla kuşatabilecek imkânlara gereği gibi sahip olmamalarıdır. Tek boyutlu bir duyarlık büyük bir iç çatışmanın doğmasına neden olmaktadır. Tek boyutlu bir din anlayışı ve bu anlayışa mahkûm edilen yığınlar nedeniyle ne İslam ne de Müslümanlar gerçek özellikleriyle boy gösterebilir. Küfrün amansız saldırıları yüzünden Müslümanlar ikiyüzlü bir hayat tarzı sürmeye zorlanmaktadır. Müslümanların, kimi durumlarda Allah'a açtıkları bir yüzleri bulunduğu gibi kimi durumlarda da baskıcı düzenlere karşı açtıkları ayrı bir yüzleri bulunmaktadır.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Müslümanlar, İslam'ı, çok özel bir kültür olayı olarak yaşattıkları için laik kurumlar tarafından İslam'a yöneltilen alçaltıcı saldırıları bile gereği gibi cevaplandıramamaktadırlar. Günümüzde İslam adına yaşatıldığı iddia edilen dinî duyarlık, yoğun laik saldırılar nedeniyle gerçek niyetini dahi ortaya koyamamaktadır. Müslümanlar, sürekli muhatap oldukları küçültücü suçlamalar nedeniyle bir ürkeklik psikolojisi içerisinde yaşamaktadırlar. Bu ürkekliğin somut yansımalarını hemen her yerde görmek mümkündür. Sosyal hayatın içerisinde, politik hayatın içerisinde, kültür hayatının içerisinde bulunan Müslümanlar, sürekli bir tedirginlik ve ürkeklik içerisindedirler. Bugün Müslümanlar, hastalık derecesinde bir ihtiyatlılığı, kişiliklerinin vazgeçilmez bir parçası hâline getirmişlerdir.
Kelimelerle oynamak istemiyoruz: Sorun iradene sahip olman, kendini düşmanların meydan okuyuş ve tehditlerine karşı koymak için hazırlaman; yarın dağlara karşı koymayı öğrenmek için bugün kaya parçalarına direnmendir. Belki acı çekersin, belki de yararlanırsın. Ama ikinci defa bağışıklık kazanmış olursun. Sizden ağırlık kaldırmaya (halter) çalışanınız yok mu? İçinizden 100 kilo kaldıran var, 200 kilo kaldıran var ama hiç biriniz bu noktaya bir hamlede varmadı. 10 kişi 20 kişinin gücünü oluşturur, 20 kişi 30 kişinin gücünü oluşturur; ta ki istenilen son sayıya varana kadar. Mühim olan ilk acziyet durumu önünde donup kalmayalım. Çünkü büyük hedefler küçükleriyle başlar.
Resulullah (SAV), İslam'ı dünya çapında düşündü ve başlatmış olduğu hareketi o şekilde takviye edebildi. Ufkunun genişliğine ve mücadele etmiş olduğu çevredeki çizginin kesinliğine göre keyfiyet kazanırsın.