Hiçbir heykeltıraş hiçbir şair ne Michalengolo ne de Dante bu son umutsuzluğun resmini,yeryüzünün son felaketini, yağmura teslim olmuş,korunmak için tek bir tepki vermeyecek kadar yorgun ve bitkin bu canlı insan kadar etkileyici bir şekilde hissettirememiştir
İşte "Nayman Ana" oğlunun MANKURT olduğunu öğrenince, dayanılmaz bir acı ve mutsuzluk içinde aşağıdaki ağıtı bunun için yakmıştı:
"Oy balam, oy! Hafızan kökünden sükülüp alınanda, başına sardıkları deve derisi kuruyup büzülerek ceviz kırar gibi beynini sıkıştıranda, o görünmez çember gözlerini kanlı yaşla dolduranda, Sarı-Özek' in dumansız ateşinde cayır cayır yananda, ölüm susuzluğundan çatlayan dudaklarına bir damlacık yağmur düşmedi!
Oy balam, oy! Can balam, oy! Yer yüzüne hayat veren güneş, senin için kapkara bir yıldız oldu da bir damla ışık vermedi! Ondan nefret etmedin mi oy balam, oy! Can balam, oy!..."