Sanat ve edebiyat çok yaşlı olduğu için geçmişe fazlasıyla değer verir. Bilim ve teknoloji ise gençtir ve asla eskiyi kutsamaz. Geçmiş bilgileren önemli dersler çıkarır ama yönü her zaman gelecektir. Mesela etrafındaki herhangi birinden şu tarz cümleler duyamazsın:
“Ya akıllı telefonlar çok iyi ama hiçbiri Graham Bell’in tasarladığı o ilk telefonun yerini tutamaz.”