Emre

Emre
@EmreAnka
Meraklı,öğrenmeye aç.Şiir,film,kitap,spor,sanat severim. Maymun iştahlı her şeyi tüketmek isteyen birisi.

Emre

, bir kitap okudu
Puan vermedi·150 syf.··
12 günde okudu
·
Okunma: 25 Mart 2026 03:27
·
2026 5. kitabı
Antoine de Saint-Exupéry
8.8/10 · 279,8bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Jack London – Güneşin Oğlu (The Son of the Sun) Üzerine İnceleme
Puan vermedi·191 syf.··
2026 4. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 13 Mart 2026 23:23
Jack London’ın Güneşin Oğlu adlı eseri, klasik bir macera kitabı gibi görünse de aslında insanın güç, zenginlik ve hâkimiyet arzusunu anlatan hikâyelerden oluşur. Kitapta özellikle David Grief karakteri üzerinden güçlü, zeki ve cesur bir adamın Pasifik adalarındaki maceraları anlatılır. Grief, hem ticaret yapan hem de farklı adalarda otorite kurabilen bir karakterdir. Bu yönüyle sadece bir maceracı değil, aynı zamanda bulunduğu coğrafyada etkili bir figür olarak karşımıza çıkar. Kitabı okurken dikkatimi çeken şey, Jack London’ın doğayı ve deniz dünyasını oldukça canlı bir şekilde anlatması oldu. Pasifik adalarının atmosferi, tropikal doğa ve deniz yolculukları okuyucuya gerçekçi bir şekilde aktarılıyor. Bazen kendimi gerçekten bir gemide yolculuk yapıyormuş gibi hissettim. Ancak kitabın dili yer yer ağırlaşabiliyor ve özellikle İngilizce olarak okunduğunda bazı kelimeler zorlayıcı olabiliyor. Eserde dikkat çeken bir diğer nokta ise dönemin sömürgeci bakış açısının yer yer hissedilmesidir. David Grief karakteri çoğu zaman güçlü ve çözüm üreten biri olarak gösterilse de yerli halkla olan ilişkilerde bir üstünlük hissi sezilebiliyor. Bu da aslında kitabın yazıldığı dönemin zihniyetini anlamak açısından önemli bir detay. Genel olarak Güneşin Oğlu, sadece bir macera kitabı değil; güç, cesaret ve insanın doğa karşısındaki mücadelesini anlatan bir eser olarak görülebilir. Jack London’ın anlatımı akıcıdır fakat bazı bölümlerde detaylı tasvirler ve yoğun kelime kullanımı okuyucuyu biraz yorabilir. Buna rağmen özellikle macera ve deniz hikâyelerini sevenler için oldukça ilgi çekici bir kitaptır. Kitabın dili ağır. Eski cümle yapıları kullanılıyor. Denizcilik ile ilgili birçok kelime var bu yüzden bazı yerler yorabiliyor. İngilizce gramer ve cümle yapısından dolayı B-2 seviye
1000Kitap
Güneşin OğluJack London · Zeplin Kitap · 20201,523 okunma
Heidi
Puan vermedi·218 syf.··
2026 3. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 01 Mart 2026 13:55
Heidi aslında çok sade ama insanın içine işleyen bir hikâye. Küçük bir kız çocuğu, annesini babasını kaybediyor ve Alpler’de yaşayan huysuz dedesinin yanına bırakılıyor. Başta dedesi de biraz sert, içine kapanık bir adam. Ama Heidi’nin o saf, neşeli ve samimi hali dedesini yavaş yavaş değiştiriyor. Doğayla iç içe yaşaması, keçilerle vakit geçirmesi, Peter’la arkadaşlığı… Oradaki hayat çok sade ama çok huzurlu. Sonra Heidi Frankfurt’a gidiyor. Orada zengin ama hasta bir kız olan Clara’yla tanışıyor. Frankfurt’taki hayat konforlu ama ruhsuz gibi. Heidi dağları, özgürlüğü ve dedesini özlüyor. İçten içe memleket hasreti çekiyor. En sonunda tekrar Alpler’e dönüyor. Dönüşü hem kendisine hem de dedesine iyi geliyor. Clara da sonradan dağlara geliyor ve orada iyileşmeye başlıyor. Bence kitabın asıl meselesi şu: İnsan doğadan kopunca bir şeyler eksiliyor. Gerçek mutluluk para ya da şehir hayatı değil; samimiyet, sevgi ve sadelikte. Heidi’nin masumiyeti etrafındaki herkesi dönüştürüyor. Aslında küçük bir çocuğun bile koca bir dünyayı değiştirebileceğini gösteriyor. Kitabın İngilizce versiyonunu okudum ve okumasının B-1 ile B-2 seviyesinde olduğunu düşünenler için uygun bir kitap. Keyifli okumalar dilerim. Heidi Johanna Spyri
1000Kitap
HeidiJohanna Spyri · Mavi Nefes Yayınları · 20216bin okunma
Puan vermedi·220 syf.··
2026 2. kitabı
·
90 günde okudu
·
Okunma: 18 Şubat 2026 12:07
Wonder, insanın içini sessizce ama derinden sarsan bir roman. R. J. Palacio bu hikâyede fiziksel olarak diğer çocuklardan farklı doğmuş olan Auggie’nin sadece okula başlama sürecini anlatmıyor; aslında insanın toplum içindeki yerini, kabul edilme ihtiyacını ve insanların acımasızlık ile merhamet arasında nasıl gidip geldiğini gösteriyor. Auggie yıllarca evde eğitim gördükten sonra ilk kez bir okula gittiğinde, asıl mücadelesinin derslerle değil, insanların bakışlarıyla olduğunu anlıyoruz. Çünkü bazen bir bakış, bir sözden daha ağır olabiliyor. İnsanlar onunla konuşmadan önce yüzüne takılıyor, kim olduğunu anlamaya çalışmadan onu yargılıyorlar. Bu da bize şunu fark ettiriyor: İnsan, bilmediği ve alışık olmadığı şeyden çoğu zaman uzak duruyor. Romanın en güçlü taraflarından biri, olayları sadece Auggie’nin gözünden değil, çevresindeki insanların gözünden de göstermesi. Özellikle ablasının yaşadığı iç çatışma çok gerçekçi. Bir yandan kardeşini çok seviyor, diğer yandan onun gölgesinde kalmış hissetmenin ağırlığını taşıyor. Bu durum, aslında hayatın kendisi gibi; kimse tamamen kötü ya da tamamen iyi değil. Herkes kendi içinde anlaşılmayı bekleyen bir hikâye taşıyor. Auggie’ye kötü davranan bazı çocukların bile zamanla değişmesi, insan karakterinin sabit olmadığını, doğru bir temasla dönüşebileceğini gösteriyor. Bu da romanın umut tarafını oluşturuyor. Kitap, dış görünüşün insanlar üzerindeki etkisini açıkça ortaya koyarken, asıl meselenin karakter olduğunu yavaş yavaş hissettiriyor. Auggie’nin en büyük başarısı, insanların ona acımasını sağlamak değil, onların saygısını kazanmak oluyor. Çünkü o kendine acımıyor. Yaşadığı zorluklara rağmen içine kapanmak yerine hayata katılmaya devam ediyor. Bu da onu güçlü kılıyor. Okurken insan şunu düşünmeden edemiyor: Acaba biz de
WonderR. J. Palacio · Corgi Childrens · 201415,5bin okunma