Yoksulun evi uzaktadır, kimseler görmez. Yoksulun sesi kısılmıştır kimseler duymaz. Yoksulun yüzü soğuktur kimseler bakmaz; bakan olsa da başını çevirip gider.
Mezarları seyredince düşündüm. Kimler çekip gitmemişti ki bu dünyadan? Yan yana uçan kuş çiftleri gibi, dalları iç içe geçmiş ağaçlar gibi birbirine sonsuza dek aşk sözü vermiş olan erkek ve kadınlar bile günü geldiğinde birbirinden bu şekilde ayrılıyordu.
Toprağın altına girenlerin bize bıraktıklarını sandığımız yoklukları aslında onlarla birlikte gömülüyordu.Bizim yokluk dediğimiz şey ise onları alıp götürdüğüne inandığımız ölümün kendisinden başka bir şey değildi.