Bay E

Bay E
@Emresrfl
Bunalıyoruz çocuk, bunalıyoruz Biçim veremediğimiz şeylerin Biçimini alıyoruz.
Gazi Üniversitesi Türkçe Öğretmenliği
Erzincan
25 okur puanı
Ağustos 2019 tarihinde katıldı
Rast gitti mi her işin benden sonra? Düzdün mü türlü eksiğinle gediğini? Rüzgâra tuttun mu bir vakitler bana çözdüğün gömleğini? Tenin kokusu, ekmeğin buğusu nedir bildin mi? Ayrılık insana neler eder, sordun mu hiç? Günlerle geceleri bir pervane gibi önüne kattın mı? Kam aldın mı dünyadan? Bir cevap uğruna elli yıl yaşadın mı hiç? Ben yaşadım. İki kelime için katlandım bu dünyaya ben. Ölüyorum. Bu kez sahiden ölüyorum. Gelecek misin yasıma? Boz Atlı Hızır gibi son nefesime yetişecek misin? Ucunda ölüm var Heves Ali'm, ucunda elbette ölüm var. Gelmeyeceksen, elini son kez omzuma koymayacak, alnımı öpüp yolculamayacaksan, bağışlanma dilemeyeceksen; adını aldığın Ali hakkına söyle bari: Sahiden sevdin mi beni?
Sayfa 200 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam
Senden kalan ne varsa önüme yığdım bir gece. Bana aldığın arkası kuşlu aynayı, ahşap tarağı, inci boncuğu, türlü renkteki yazmayı; dilinden yalnızca benim için dökülen kelimeleri, dönüp son kez baktığında geride bıraktığın bakışını, nedensiz susuşunu, geldiğin akşamların neşesini, gittiğin yolun tozunu, içtiğin sigaranın külünü, haber göndermediğin yılların sayısını eteğime topladım. Hatıra kalan her şeyi birer birer havaya kaldırıp ağıtlar yaktım. Külünü ellerime, tozunu yüzüme sürdüm. Dişlerini kırdım tarağın. Aynanın kuşunu havaya saldım. İnci boncuğu ele verdim. Eşya tuzla buz olup dünyadan silinebiliyordu ama senden bana kalan kelimeler kulağımda dönüp durmaya devam etti. Kulağıma başka dillerden dökülen hikâyeler, başka acılar doldurdum. Sağır kaldım içimden yükselen sesine. Ama ne zaman bir yerde bir türkü çalındı kulaklarıma, o eski yaram gelip otağını içime kurdu.
Sayfa 164 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Gittin. "Geleceğim," dedin. Yalan her ağızda güzel dururdu elbet, bilemedim. Birinci yıl, bugün dedim. İkinci yıl, yarın, dedim. Üçüncü yıl, baharın, dedim. Dördüncü yıl, kışın, dedim. Beşinci yıl, uzakta, dedim. Altıncı yıl, bari bir rüyada görsem, dedim. Yedinci yıl, artık gelmez, dedim.
Sayfa 164 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Karşılaştığımızda ne konuşacağız, ilk ne diyeceğiz birbirimize, onu da bilmiyorum. Lafı ilk kim açacak, onca yıl dilimizin altında sakladığımız kelimeleri nereden alıp nereye getirecek, birbirimizden uzak geçirdiğimiz yılları hangi hikâyeyle düğümleyeceğiz acaba? Belki de yıllar yılı yalnız bu hayal sayesinde ölmedim ben. Dünya gözüyle sana son bir kez tesadüf ederim diye.
Sayfa 130 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Çıplak ayaklarımla bir o yana bir bu yana koştum. Delirmek istedim en çok. Delirip dünyayla tüm bağımı koparmak, örneğin bir ağacın eğri büğrü dalını, kaldırımda bir taşı veya yere dökülen suyun toprakta yavaş yavaş ilerleyişini dert edinmek istedim. Deliremedim.
Sayfa 129 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam