Bay E

Bay E
@Emresrfl
Bunalıyoruz çocuk, bunalıyoruz Biçim veremediğimiz şeylerin Biçimini alıyoruz.
Gazi Üniversitesi Türkçe Öğretmenliği
Erzincan
25 okur puanı
Ağustos 2019 tarihinde katıldı

Bay E

, bir kitap okudu
Puan vermedi·248 syf.·
10 günde okudu
·
2024 2. kitabı
Latife Tekin
7.4/10 · 10,8bin okunma
Reklam

Bay E

, bir kitap okudu
10/10
·280 syf.·
35 günde okudu
·
2024 1. kitabı
Hasan Ali Toptaş
8.3/10 · 1.455 okunma
Ben biraz daha yaklaşarak karşısındaki kanepeye oturdum sonra. Oturunca da, hiç çekinmeden, dilimin ucuna geliveren her türlü soruyu sordum ona ve her defasında ilginç karşılıklar aldım. Hatırladığım kadarıyla, ilkin, neden başka yere değil de ısrarla serçeparmağına bakıyorsun, dedim sözgelimi ve o da bana, yalan dünya dediğimiz şu dünyanın nerede birikeceği belli olmuyor ki Hasanım Ali, dedi. Sonra ben onun şaka yaptığını düşünerek, şimdi dünya senin serçeparmağında mı birikti, diye sordum. O da o anda serçeparmağına doğru biraz daha eğilerek, gene ben oradaymışım gibi, zaten dünya büyük bir şey değildir Hasanım Ali, kimi zaman sevdiğimiz insanın yüzü, kimi zaman hayal edilen bir dokunuşun büyüsü, kimi zaman da kapıldığımız bir hevesin genişliği kadardır, dedi. Hatta, kendinden emin bir sesle, tatlı tatlı birkaç örnek daha verdi bu konuda. Ben hemen atıldım tabii ve ona, peki, bu saydıkların dışında kalan dünya ne olacak, diye sordum. O da, geride kalan dünya saydıklarımın içindedir zaten Hasanım Ali, onları onların içinden görür, onların içinden tadarsın, dedi.
Sayfa 268 - Everest Yayınları·Kitabı okudu
Roman
Başını kaldırıp Haydar’a baktım. Aynı anda o da bana baktı. Geldin mi, dedim mesafeli bir sesle. Geldim, dedi. Bir an durakladıktan sonra, bak, bu sefer bana yazdığın hikâye hakkında bir şey sorma olur mu, dedim. Peki, dedi yavaşça. Hemen ardından da, korkuyorsun öyle değil mi, diye sordu. Evet, korkuyorum, dedim ona. Benden mi korkuyorsun, dedi demir parmaklıklara doğru biraz daha yaklaşarak. Sadece senden değil, her şeyden korkuyorum, dedim. Bu anlaşılıyor aslında, diye mırıldandı. Sonra, babacan bir tavırla gözlerimin içine bakarak, her şey derken neleri kastettiğimi sordu birdenbire. Hatta, bu konuda birkaç örnek vermemi istedi. Ben de, vereceğim örnekler dilimin ucundaymış gibi tuttum bir çırpıda hepsini sayıverdim o sırada. İlkin, insanların büyük kötülüklere yol açan iyilik anlayışlarından korkuyorum, dedim sözgelimi. Sonra, kendini çocukların varlığında yenileyen hayatın acımasızlığından, bu acımasızlığın üstünü örten masumiyetin derinliğinden ve kapı kilitlerinden korkuyorum, dedim. Sonra, canlı olmanın aczinden, bu aczin doğurduğu kaçınılmaz sonuçlardan, sokaklardan ve insanların içinde uğuldayıp duran çok ağızlı kuyularla bu kuyuların karanlığından korkuyorum, dedim. Sonra hızımı alamadım ve insanların varlığını eksilterek onları tamammış gibi gösteren şehrin abuk sabuk görüntülerinden korkuyorum, dedim. Sonra hızlandıkça hızlandım ve patronların diliyle konuştuklarını fark edemeyen ezik ruhlu kapı kullarının gururundan ve bu gururun girebileceği çeşitli kılıklarla bu kılıkların insana alçakgönüllülükmüş gibi gözüken kıvamından korkuyorum, dedim. Sonra artık kendimi frenleyemedim ve hayatımızın içinde gezinip duran tanklardan, helikopterlerden ve uçaklardan korkuyorum, dedim. Sonra aniden hatırladım ve bir insanın her şeyi bilebileceğini sanan kıt akıllı
Sayfa 246 - Everest Yayınları·Kitabı okudu
Roman
Yeryüzüne haykırmak istediğim sözler peşimdeydi artık, duvarlara çarptıkça yankılanıyor, yankılandıkça da bana eskisinden daha anlamlı görünüyorlardı.
Sayfa 184 - Everest Yayınları·Kitabı okudu
Roman
Reklam