Herkesin her şeyi yapamayacağını, sabah uyanmaya çalışarak öğrendim. Kolay bir işi bir başkası yapamadığında, "Neden yapamıyor ki?" diye düşünsem de her sabah yaşadığım zorluğu hatırlayınca, daha anlayışlı biri oluyorum.
Sabah erken kalkmanın yanı sıra, bir de aceleyle güne başlamak bana çok ağır gelirdi. Telaş içinde yıkanıp, yemek yiyip, giyinip işe gitmek zorunda kaldığım her gün, hayata dair beklentilerim ve umutlarım kendiliğinden sönüverirdi.
Geçenlerde katıldığım bir kitap sohbetinde, "tamzamanlı bir yazar olmanın en büyük avantajının ne olduğunu" sordular. Hiç düşünmeden, yüzüme yayılan bir gülümsemeyle cevap verdim:
"İşe gitmemek..."