"Müzikte ahengin kulağa hoş gelebilmesi için öncesinde ahenksizlik olmalıymış. Bu sebeple müzikte ahenk ve ahenksizliğin bir arada var olması gerekiyormuş. Yaşamımızın da müzik gibi olduğunu söylüyor. Uyumdan önce uyumsuzluk olduğu için hayatlarımızın güzelliğini hissedebiliyormuşuz."
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kitap okumak ve kahve yapmak birçok yönden benziyordu. Herkes kolayca başlayabilir, üzerine yoğunlaştıkça kapılıp gidebilir, bir kez kapılınca kolay kolay uzaklaşamaz ve gittikçe daha fazla incelik göstermek gerekirdi. Yani okumanın ve kahvenin kalitesini belirleyen şey, ince nüansları anlamaktan geçiyordu. Özünde okuyucular ve baristalar, kitap okuma ve kahve hazırlamanın kendi halinden keyif alıyordu.
... benim için kitaplar, sona eren noktada yeniden başlayan insanların hikayelerini anlatıyor. Eğer onlar yeniden başlayıp hayatlarına devam edebildiyse, benim hayatım da devam edecekti.
Farsça kökenli bir kelimedir. “Aynı yolda yürüyen”, “yol arkadaşı”, “yoldaş” ve “dost” anlamlarında kullanılır. Kelime, Farsçada hem “birlikte, aynı” ve râh “yol” sözcüklerinin birleşmesiyle oluşmuştur.
Bazı görüşlere göre Emrah ve Emre isimleri de bu kökle ilişkilendirilir. Ancak bu konuda kesin bir yargıdan çok, öne sürülen bir etimolojik yorumdan söz etmek daha doğru olur.
Bu bakımdan hemrah, aynı yolu paylaşan, birlikte yürüyen kimse anlamını taşır.