Emrah Sak

Emrah Sak
@Emrock34
Mizah Sen ve Mizahperver kitaplarının yazarı... BestemOl Youtube Müzik kanalının yöneticisi...
Çalışmayı keyifli kılan şey, işin ölçüsünün ne derecede makul olduğuydu.
Sayfa 39·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
"Öyle insanlar da vardır ya, sahip oldukları hayatı bir anda geride bırakıp yeni bir yaşama adım atan insanlar... Vardıkları yerde mutluluğu yakalayabiliyorlar mıdır acaba?"
Sayfa 35 - Youngju·Kitabı okudu
Alıntı
"Aslında bu, tüm erkeklerde var. Evlendikten sonra çok konuşmamaya başlıyorlar. Evlilik hayatlarından sıkıldıklarını gösteren bir sessizlik bu."
Sayfa 33 - Jimi·Kitabı okudu
Alıntı
Bulamadım Aşkı - Emrah Sak
youtu.be/owsDS-gck88?si=... Merhaba sevgili dostlar. 2011 yılının kış aylarında yazdığım Bulamadım Aşkı adlı bestemin orjinal rock versiyonunu 5 Aralık günü yayınlamıştık. Şimdi ise pop versiyonunu siz müzikseverlerle buluşturuyoruz. Yazım sürecinden bu yana yakın çevremin en sevdiği bestelerden biri olan Bulamadım Aşkı, ilk ortaya çıktığı andan itibaren rock türünde tasarlanmıştır. Bestenin çıkış fikri ise saygı duyduğum bir kişinin ağzından dökülen ve şarkının nakaratında da geçen; “Bulmadım aşkı ona yanarım” cümlesiyle vücut bulmuştur. Bu şarkının hikâyesi, uzun yıllar boyunca aranan fakat bir türlü bulunamayan bir aşkı anlatır. Kahramanımız, göz göze, diz dize oturabileceği bir sevgili aramış; fakat yıllar geçmesine rağmen aradığı aşkı bulamamıştır. Çiçekleri, gülleri yok saysa da o sevdaya kavuşamamış; bu nedenle içinde hep bir yanma ve hasret duygusu taşımaktadır. Anlam olarak şarkı, kayıp bir aşk arayışını; biraz hüzünlü bir umutsuzluğu ve yılların geçmesine rağmen bulunamayan sevginin yarattığı içsel hüznü anlatır. Bir bakıma, hep süren bir bekleyişin ve bir türlü kavuşulamayan bir sevgi özleminin dışavurumudur. Keyifli dinlemeler dilerim. Sevgilerimle… 🗓️ Bulamadım Aşkı Orjinal Versiyon için: youtu.be/JkBaLKfxTR8?si=...
Müzik
Büyük Diktatör - Charlie Chaplin (1940)
“Kusura bakmayın ama ben imparator olmak istemiyorum. Bu benim işim değil. Kimseye hükmetmek ya da kimseyi yenmek istemiyorum. Elimden gelse herkese yardım etmek isterim: Yahudi'ye, dinsize, siyaha, beyaza… Hepimiz birbirimize yardım etmek isteriz. İnsanlar böyledir. Birbirimizin sefaletinin değil, mutluluğunun gölgesinde yaşamak isteriz. Birbirimizden ne nefret etmek isteriz ne de birbirimizi hor görmek. Bu dünyada herkese yer var. Toprak ana, herkesi doyurabilecek kadar bereketlidir. İstesek, hayat güzellik ve özgürlükle dolu olabilir; ama bizler yolumuzu kaybettik. Açgözlülük insanların ruhunu zehirledi, aramıza nefret duvarları ördü, bizi sefalete ve kan dökmeye sürükledi. Dünya hızlandıkça, bizler yükselen duvarların arkasına saklandık. Bolluk vaat eden makineler bizi doyumsuzluğa itti. Bunca bilgi, içimizde art niyet ve fesat; bunca zekâ ise katılık ve merhametsizlik doğurdu. Çok düşünür, ama az hisseder olduk. Makinelerden çok insanlığa; zekâdan çok merhamet ve şefkate ihtiyacımız var. Bu değerler olmaksızın hayat şiddete bürünür, biz de pusulamızı şaşırırız. Uçağın ve radyonun icadı bizi birbirimize yaklaştırdı. Bu buluşların özünde, insanın iyiliğine, evrensel kardeşliğe ve birliğe dair bir haykırış vardır. Şu anda bile sesim milyonlara ulaşıyor: Masum insanları hapse atan ve onlara işkence eden bir sistemin kurbanlarına, umutsuz milyonlarca erkeğe, kadına ve küçücük çocuğa sesleniyorum. Beni duyabilen herkese sesleniyorum: Umutsuzluğa kapılmayın. Üzerimize çöken bu felaket, insanoğlunun gelişmesinden korkan katı yürekli ve açgözlü yöneticiler devrinin sonuna yaklaşıldığını gösteriyor. İnsanoğlunun içindeki nefret geçecektir. Diktatörler ölecek, halktan gasp ettikleri güç yeniden halka dönecektir. Ölüm var oldukça, özgürlük asla yok olmayacaktır. Askerler!
Duygu ve Düşünce
Reklam