youtu.be/4fCqPGZleXg
Merhaba sevgili dostlar.
28 Mayıs 2012’de Murat Gül’ün, henüz sevgili oldukları günlerde müstakbel eşine kalbinden süzülerek yazdığı bu naif beste, aynı gün Emrah Sak tarafından dönemin imkânlarıyla aranje edilip YouTube’da paylaşılmıştı.
Şimdi, çok daha güçlü bir altyapı ve yapay zekâ desteğiyle, “Aşkım Birtanem Tatlım” yeniden hayat buluyor ve 14 Şubat Sevgililer Günü’nde müzikseverlerlerle buluşuyor.
Bir zamanlar genç bir âşığın kalbinden doğan bu şarkının, bugün de aynı sıcaklığı yüreğinize taşıması dileğiyle…
Keyifle dinlemeniz temennisiyle...
Cimri’yi gülümseyerek bitirdiğim kitapların arasına kaydettim ve şunu fark ettim: 1600’lü yıllarda yazılmış bir metin, insanı bugün bile bu kadar güçlü bir şekilde yakalayabiliyorsa, bu metinde geçen karakterlerin iyi bir gözlemden çıkmış olduğunu söyleyebilirim.
Hikâyenin başrolündeki isim Harpagon… Gerçekten sinir bozucu bir adam. Ama bir o kadar da tanıdık. Parayı öyle bir seviyor ki insanı sevmesi bile insanı şüphede bırakıyor. Çocuklarına, çevresine, hatta kendisine bile cimriliği üzerinden hükmediyor. Onun dünyasında duygu yok; maliyet var. Sevgi yok; hesap var.
Okurken bir yandan güldüm, bir yandan “Yok artık!” dedim. Ama en çok şuna takıldım: Cimrilik sadece para saklamak değilmiş. Harpagon aslında güven saklıyor, korku saklıyor, hatta hayatı saklıyor. Parayı toprağa gömüyor ama aslında kendi kalbini gömüyor.
Metnin yazarı Molière’nin dili çok canlı. Diyaloglar, sahnede izliyormuş hissi veriyor. Tartışmalar o kadar ritmik ki sanki bugünün sitcom temposu var. Hatta bazı anlarda, “Bu adam bizim mahallede yaşasa şaşırmazdım.” bile dedim.
Eserde beni en etkileyen şey, komedinin altındaki acı oldu. Harpagon komik ama trajik de. Parası var ama huzuru yok. Çocukları var ama bağı yok. Kendi kurduğu düzenin içinde boğuluyor. Bu yönüyle eser sadece güldürmüyor; hafifçe sarsıyor da.
Sonuç olarak Cimri, “Para insanı bozar.” demiyor; “Para, zaten neysen onu büyütür.” diyor gibi geldi bana. Harpagon kötü biri mi? Belki. Ama en çok korkak biri. Kaybetme korkusu onu insanlıktan uzaklaştırıyor.
Kitabı bitirdiğimde şunu düşündüm: Cimrilik en pahalı alışkanlık olabilir. Çünkü bedelini para değil, insanlar ödüyor.
Okuması keyifli, düşündürücü, kalıcı bir klasik. Eğer bir gün cebinizdeki bozuklukları sayarken yüzünüz asılıysa, Harpagon size uzaktan göz kırpıyor
... çok babalar vardır ki paraya bakmaz, kızlarının mutlu olmasına bakarlar. Kızlarını, yararları uğrunda feda etmek istemezler; onları baş göz ederken her şeyden fazla evlilikte dirliği, düzenliği, onuru, namusu koruyan karakter birliği dedikleri şey var mı, yok mu ona bakarlar.