...Böyle böyle Ertuğrul Gazi, Osman'a bir düzine ismi tanıttı. Elinde göz kamaştıran altın anahtar tutan kişinin Selim, dev ayaklarıyla Katolik krallarını ezen adamın Süleyman, büyük bir kubbenin gölgesinde dinlenenin Ahmet, garip kıyafetli elbiseleriyle üzerine gelenleri tek eliyle durduranın Abdulhamid olduğunu söyledi.
Sonra daha yüksekte, çok daha uzakta, dağın yamacında duran üç kişiyi gösterdi ''Bunlar da senin bayrağını yerden kaldırıp tekrar taşıyacak olanlar,'' dedi. ''Adnan,Turgut ve şu en üstteki de Recep.''
Biz insanlar bazen başımıza gelen olayların sıradanlığıyla aldanırız. Bilmeyiz ki aslında bu sıradanlık aldatıcıdır. Hayatımız değiştiren olayları çoğu zaman fark etmeyiz bile. Bazen de benliğimizi öyle büyütür, nefsimizi öyle şişiririz ki kendimi mezarımızı kendi ellerimizle kazar, haddimizi unuturuz. Kirletiriz kendimizi, zulmederiz özümüze.