Enes Budak

Enes Budak
@EnesBudak3458
Türkiye
10/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2023 9. kitabı
·
378 günde okudu
·
Okunma: 22 Ocak 2023 00:00
Spoilerlı bir incelemedir dikkat. Hayvan çiftliği kötü şartlarda yaşayan hayvanların, çiftliği ele geçirmesi ile başlıyor ve en önemli kuralı "HER HAYVAN EŞİTTİR".Peki gerçekten öyle midir? Tabii ki hayır. Hayvan Çiftliği aslına bakarsanız bir kapitalizm eleştirisidir. Yani toplumdaki kimsenin herhangi bir maaş almadığı, devletin gelir ve giderlerinin tamamen halka eşit dağıtıldığı, zengin ve fakirin olmadığı, bir ütopyadır. Bu ütopya gerçek hayatta da halk için distopya'ya dönüşmüştür kitapta da hocam.Öncelikle karakter sınıflarından başlamak istiyorum, sizden de ülkemizde Kuzgun'un hüküm sürdüğünü hatırlamanızı istiyorum. 1-Domuzlar: Yönetici sınıf (güçler ayrılığının olmadığı bir toplumda domuzlar hem yasama, hem yürütme ,hem de yargılama domuzlar tarafından yapılmaktadır). Dipnot:Medya (propaganda) da domuzların elindedir. 2-Köpekler:Askerler-Askeri Güç-Ordu 3-Kuzgun:Din adamı - Siyasal İslamcı hocam, kitapta "Ben yukarılara uçtum şeker tarlaları gördüm orada haftanın her günü tatil" diyerek, hayvanları çok çalışıp az yemeye, bu dünyanın gerçek, asıl dünya olmadığına,bu dünyada sorgulamayıp çalışanların, az yiyenlerin,itaat edenlerin,şükredenlerin diğer dünyada ödüllendirileceğine inandıran (tanıdık geldi niyeyse)hayvanları kandıran ve kendi hiçbir iş yapmayıp onların sırtından geçinen adam hocam.Haliyle iktidar tarafından seviliyor. 4-Koyunlar:Çok basit hocam bunu anlamanız için tanıtmamıza bile gerek yok aslında ama, bu koyunlar bildiğimiz koyunlardan biraz farklı, bunlar kitaptaki "mecliste iktidar konuşurken alkışlayıp ne dediği önemsiz 2+2=5 e bile alkış tutarlar "nas ekonomi modeli" " ama muhalefetin konuşmasına izin vermeyen tiplerdir hocam. 5-Atlar: Vatanına bağlı ama özgülüklerinin, haklarının iktidar tarafından ellerinden alındığından farksız
Edebiyat
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Can Yayınları · 2024296,2bin okunma
Enes Budak
Edit:Hocam şöyle bir okudum kendi incelememi, otomatik hapse gittim, geldim, çok fazla beğenmeyinde harbiden hapse girmeyelim, ne kadar sansürlü yazsakta belli olmaz.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Çankaya- Falih Rıfkı Atay (Bugüne Özel)
10/10
·631 syf.··
2024 22. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2024 10:55
Falih Rıfkı Atay'ın 1961 yılında yayımlanan anı türünde yazılmış kitabıdır. Kitabı yine Falih Rıfkı'nın Zeytindağı kitabının bana çok fazla şey kattığını düşündüğüm için temin etmeye karar verdim ve şuan kesinlikle kitabı iyi ki okumuşum diyorum. Falih Rıfkı Atay 1. Dünya Savaşı yıllarında 3 Paşalar Dönemi diye adlandırılan devrin önemli İttihatçılarından olan Cemal Paşa'nın Kanal cephesinde özel kâtipliğini yapmış, Milli Mücadele yıllarında hem İstanbul'da hem Yunan işgâli sırasında işgâl bölgelerinde neler yaşandığının raporunu sunan heyette yer almış (Tetkik-i Mezâlim) hem de Cumhuriyet Dönemi'nde Atatürk'ün yakın çevresinde yer almış biridir. Yani 1910-1938 yılları için Atatürk'ün ''Nutuk'u ve Şevket Süreyya'nın ''Suyu Arayan Adam'' gibi en nadide eserlerindendir. Eserin merkezinde Atatürk yer almaktadır. Atatürk'ün çocukluğundan ölümüne kadar olan süreci Falih Rıfkı, bazen Atatürk'ün sohbetlerinden alıntılarla bazen Nutuk'tan alıntılar yaparak bazen de başkalarıyla yaptığı sohbetlerden edindiği bilgilerle bizlere sunar. Okuyucunun bu eserde edineceği temelde iki nokta vardır. Birincisi Atatürk'ü Atatürk yapan şeyler ikincisi pek çoklarının küçümsediği Milli Mücadele'ye giden sürecin nasıl olduğu, Milli Mücadele'nin nasıl kazanıldığı ve zafer sonrası yapılan inkılapların hangi şartlarda ve neden yapıldığıdır. Evet, Atatürk'e dair görüşler genelde çok uç noktalarda bulunur ülkemizde ya din düşmanı ve İngiliz ajanı ya da verilmesi gereken saygının ve sevginin Tanrı boyutuna varacak kadar insanüstü varlık olarak görülmesi şeklindedir. Bu tavır bu kitabı okumadan da farkına varılması gereken bir gerçektir zirâ Atatürk de bizim gibi doğrusu çokça olsa da hataları olan bir kişiliktir. Mustafa Kemâl de doğrusu çokça olsa da hataları da olan bir insandır. Örneğin
ÇankayaFalih Rıfkı Atay · Pozitif Yayınları · 20214,999 okunma
Enes Budak
Hocam hayatımda okuduğum en iyi kritiklerden idi öncelikle saygılarımı sunuyorum. Şunu da eklemek istiyoru; O zamana bakarsanız Atatürk'ün harf devrimini yaptığı sıralarda Osmanlı'dan aldığı okuyan nüfus,toplam nüfusa oranla %5 civarında idi ve bunun çoğunuda,askerler, veya Osmanlı'ya bireysel olarak hizmet edenler biliyordu yani eğitim,okuma-yazma halka ulaşmamıştı ve yine yanlış bilmiyorsam Arap alfabesi Türkçe konuşma dili ile pekte uyumlu değildi.Lakin bundan ziyade şahsen ben harf devrimini daha çok bir, yüzünü batıya (bilime) dönme,Arap topraklarından ve kültüründen uzaklaşıp Türk kültürüne ve batı bilimine dönme bir yeni nefes olarak görüyorum.Bence Atatürk uzun vadede bu arap alfabesinden birşey olmayacağını gördü ve halkını bilimin kalbi olan ,bilimin alfabesi olan Avrupa'ya yani Latin alfabesine döndürmek istedi.Ve yine bence haklıydı da. Atatürk'ün egosundan bahsetmişsiniz katılıyorum Atatürk egolu bir insandı ama zaten egosuz, çekingen bir insan koca bir ülkeyi kurtarıp birde bu kadar çok devrim yapamaz.Ataturk kendinin farkındaydı ve egosunu iyi yerlerde kullandı bana sorarsanız ego diye bir şey olmasaydı olmasaydı insanda şuan hala medeniyetten çok uzaktık.Einstein egoluydu evrenin bazı derin mekanizmalarını çözebileceğini düşünüp harekete geçti ve sonra çözdüğünü düşünüp dünya ile paylaştı ve şuan bazı eksiklikleri olsada Einstein'ın Teorisi hayatımızın her alanını inanılmaz kolaylaştırdı ve bu böyle gider.Yani bence egosuz insanlar olmasaydı bilim olmazdı. Dediğim gibi saygılarımla hocam kritiğinizi çok beğendim. Atatürk'te insandır hataları tabii ki vardır şüphesiz..