Spoilerlı bir incelemedir dikkat.
Hayvan çiftliği kötü şartlarda yaşayan hayvanların, çiftliği ele geçirmesi ile başlıyor ve en önemli kuralı "HER HAYVAN EŞİTTİR".Peki gerçekten öyle midir? Tabii ki hayır.
Hayvan Çiftliği aslına bakarsanız bir kapitalizm eleştirisidir. Yani toplumdaki kimsenin herhangi bir maaş almadığı, devletin gelir ve giderlerinin tamamen halka eşit dağıtıldığı, zengin ve fakirin olmadığı, bir ütopyadır. Bu ütopya gerçek hayatta da halk için distopya'ya dönüşmüştür kitapta da hocam.Öncelikle karakter sınıflarından başlamak istiyorum, sizden de ülkemizde Kuzgun'un hüküm sürdüğünü hatırlamanızı istiyorum.
1-Domuzlar: Yönetici sınıf (güçler ayrılığının olmadığı bir toplumda domuzlar hem yasama, hem yürütme ,hem de yargılama domuzlar tarafından yapılmaktadır).
Dipnot:Medya (propaganda) da domuzların elindedir.
2-Köpekler:Askerler-Askeri Güç-Ordu
3-Kuzgun:Din adamı - Siyasal İslamcı hocam, kitapta "Ben yukarılara uçtum şeker tarlaları gördüm orada haftanın her günü tatil" diyerek, hayvanları çok çalışıp az yemeye, bu dünyanın gerçek, asıl dünya olmadığına,bu dünyada sorgulamayıp çalışanların, az yiyenlerin,itaat edenlerin,şükredenlerin diğer dünyada ödüllendirileceğine inandıran (tanıdık geldi niyeyse)hayvanları kandıran ve kendi hiçbir iş yapmayıp onların sırtından geçinen adam hocam.Haliyle iktidar tarafından seviliyor.
4-Koyunlar:Çok basit hocam bunu anlamanız için tanıtmamıza bile gerek yok aslında ama, bu koyunlar bildiğimiz koyunlardan biraz farklı, bunlar kitaptaki "mecliste iktidar konuşurken alkışlayıp ne dediği önemsiz 2+2=5 e bile alkış tutarlar "nas ekonomi modeli" " ama muhalefetin konuşmasına izin vermeyen tiplerdir hocam.
5-Atlar: Vatanına bağlı ama özgülüklerinin, haklarının iktidar tarafından ellerinden alındığından farksız