Giriş Yap
Belki de çok anlamsız görülebilecek şu soruyu Türkiyelilere ve özellikle Türkiye'yi yönetenlere sormak gerekli; Türkiye, Türkiye'deki insanlar, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları, gülünç resmi tezlerin dışında, Kürt dili, kültürü, edebiyatı, ulusal değerleri, sanatı ve müziğiyle ilgili ne biliyor? Neredeyse hiçbir şey. Bugün Türkiye'deki Kürt imajı, sadece bir avuç kara bıyık, kara bir çarşaf, sadece "lê lê" ve "lo lo" su Kürtçe olan ne olduğu belirsiz çirkin bir müzik, yavan filmlerde görülen bir salak ve kızgın bir tüfeğe indirgenmiştir. Kürt olduğum için demiyorum ama bu büyük bir haksızlıktır. Kürt toplumu gelişme olanakları bulamamıştır. Ancak Kürtlerin ülkesi, tarihi olarak, bir kültürler ve medeniyetler durağıdır. Kürtçe Türkiye'yi de çok zenginleştirebilecek zengin bir mirasa sahiptirler. Burada bu mirasın öğelerine ilişkin geniş bir panorama çizmek olanaksız. Fakat müsaadenizle, şu kadarını söyleyeyim ; Kürtlerin çok eski ve zengin bir dilleri, 11. yüzyıldan bugüne gelen bir yazılı edebiyatları, Ortadoğunun en zenginlerinden sayılan bir sözlü edebiyat gelenekleri, renkli bir sanat yaşamları, duygu yüklü gelenek ve görenekleriyle vardır. Kürt klasik edebiyatı Melayê Cizîrî, Feqiyê Teyran, Ahmedê Xanî, Hacî Qadirê Koyî gibi büyük şairler çıkarmıştır. Kürt düşünsel ve dinsel yaşamı Selahaddînî Eyyûbî, Şeref Han, Mewlewî, Mewlana Halid gibi düşünürleri insanlığa armağan etmiştir. İlk Osmanlı yazılı tarihi olarak kabul edilen "Heyşt Bihuşt" ün İdrisê Bîdlîsî tarafından yapıldığını, Cizîra Boran Emirliği'nin merkezi olan Cizîre'nin Ortadoğu'nun önemli kültür merkezlerinden olduğunu, Şeref Han'ın torunu, Bitlîs miri Abdal Han'ın çok zengin bir kütüphaneye sahip olduğunu ve çeşitli konularda 76 kitap yazdığını unutmayalım. Kürtler bunların torunlarıdır ve bu köklü tarih ve kültürden gelmektedirler. Bugün de Kürtlerin ilginç canlı ve tüm olanaksızlıklara rağmen üretken sayılabilecek modern bir kültürel, edebi, sanatsal yaşamı vardır. Ne yazık ki tüm bunlar Türkiye'de bilinmiyor ve bilinmesine de müsaade edilmiyor.
Reklam
·
Reklamlar hakkında
"Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler... memleketi olamaz." "En gerçek tarikat medeniyet tarikatıdır" Gazi Mustafa Kemal Atatürk.
Yavuz zırhlısı geçirdiği onarımın ardından uzun yıllar donanmaya hizmet vermeye devam etmiştir. 1938 yılında Mustafa Kemal Atatürk’ün naaşını İstanbul’dan İzmit’e taşıma görevi de Yavuz’a verilmiştir.
Sayfa 266 - Yeditepe Yayınevi
Türkiye'de modalaşan marksizim akımı, kapitalizm takliçliğinin meyvesidir. Zakkûm ağacından hurma beklenmez.
Reklam
·
Reklamlar hakkında
Muazzam bir mirasın, bigâne varisleriyiz. Kuşa çevirmişiz mirası. Onaltı milyon kilometrekarenin ötesinde aldığımız Kızıl Elma'yı yedi yüz seksen bin kilometrekarede bulduk zannediyoruz. Dedelerimizin dilini anlayamıyoruz ama torunlarımız yeryüzüne diriltici nefesi üfleyecek diye umudumuz var. Kıyafetimiz, tavrımız, tarzımız, şehrimiz, evimiz, okulumuz, çarşımız başkasına benziyor, sonra da buradan neden bir biz çıkmıyor diye çile çekiyoruz. Ne usul kalmış ne erkân, ne töre kalmış ne adap, ne ilim kalmış ne hikmet,ne ahlak kalmış ne muhabbet, ne müsamaha kalmış ne tahammül...
Reklam
·
Reklamlar hakkında
2
1000
10bin öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.28.17