Gece diyorum… Ne güzel kucaklıyor hüzünleri, ya yalnızlık? Siyah bir iplik gibi sarıyor yürekleri. Peki, ya dua? Ah, dua olmasa, nasıl görürdü umutlarımız güneşi?
Bir gün, güzellik ve çirkinlik bir deniz kıyısında karşılaştılar ve dediler, 'haydi denize girelim.' Giysilerini çıkartıp suda yüzdüler. Bir süre sonra, çirkinlik kıyıya dönüp, güzelliğin giysilerine büründü ve yoluna gitti. Güzellik de denizden çıktı, kendi giysilerini bulamadı; ama çıplak olmak utandırıyordu onu, çaresiz çirkinliğin... giysilerine büründü ve yoluna devam etti güzellik. O gün bugündür, erkekler ve kadınlar onları birbirine karıştırır.
Ancak içlerinden güzelliğin yüzünü önceden görmüş kimileri vardır ki, giysilerine bakmaksızın tanırlar onu. Ve yine çirkinliğin yüzünü bilen kimileri vardır ki, gözlerinden tanırlar çirkinliği.
Halil Cibran
Serpil Şimşek'in Şeytanın Melodi'si isimli kitabını okudum. Pek beğenmedim. Yazarını merak ettim. Google'da araştırınca ilk çıkan sonuç hoşuma gitti. Hiç dinlememiş duymamıştım :)
youtu.be/SD7amhhjac0