Engin Mavi

Sert hayatın karşısında adımlarını düzeltmek zorunda kalmıştı gençliğinden beri. Sert vuruşlara boyun eğmek, sertliklere katlanmak ve bunu bir vuru gibi değil, çok olağanmışçasına hissetmek gerekiyordu. Thomas Buddenbrook bunu günün birinde öğrenebilecek miydi?
Sayfa 456 - Can Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Hayat bizlere elini sürmekten henüz çekindiği, ne görev, ne suç yüklemeyi göze aldığı o yaşlarda… Dünyanın bizden hiçbir iş beklemediği ve bizim gülmemize, hayranlıklarımıza ve düşler kurmamıza kimsenin karışmadığı yıllarda… Fakat çok sürmez. Kaba ve aşırı bir güçle bütün bunlar üstümüze saldırır, zor kullanırlar, talim ettirirler, küçültürler, bozarlar.
Sayfa 425 - Can Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Gençliğin bakış açısından bakıldığında hayat sonsuz derecede uzun bir yolculuktur. Yaşlılıktan bakınca da çok kısa bir geçmişe benzer. Gemiyle uzaklaştığımızda kıyıdaki nesneler daha küçük, tanınması ve ayırt edilmesi daha zor hale gelirler. Aynı şekilde olaylar ve etkinliklerle dolu geçmiş yıllarınızı da tanıyamazsınız. Arthur Schopenhauer, Parerga ile Paralipomena, cilt 1.
Sayfa 338 - Pegasus Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
İnsanın bazı bazı öyle durgunluk anları vardır ki, olağan durumlarda kızan ve hoşnutsuzluğun sağlıklı tepkisini gösteren kişiler bile uyuşuk bir suskunluğa kapılırlar, güçlerini yitiriverirler.
Sayfa 476 - Can Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Antonie (Tony) Buddenbrook …
Durmadan söylüyordu. Bir savaşçıyı andırıyordu. Thomas, büyük bir şaşkınlıkla bakmaktaydı. Biraz soluk alıp sonra yine başlıyor, söylüyor ve söylüyordu. Bütün o yıllarda içinde birikip kalmış tiksintileri ve hoşnutsuzlukları iyice anlatabilmek için yeni yeni sözler buluyordu. Umutsuzluktan gelen bir dürüstlükle patlayış, bir boşanıştı…Hiçbir söze karşı duramayacak bir şey boşanıyordu…Hiçbir tartışmaya gelmeyen önemli bir güç…
Sayfa 378 - Can Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam