📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
insanlara kendinden hiçbir şey bırakmak istemeyen ve yalnızlığını, ölüme giderken bile beraber alan bu adama karşı içimde nihayetsiz bir merhamet ve onun mukadderatına karşı nihayetsiz bir alaka uyandı.
KRAL OİDİPUS , Kitap İncelemesi
M.Ö. 495-406 tarihleri arasında yaşayan Sophokles’in yazdığı 2500 senedir süregelen Kader Sorunsalı’nı bugüne taşıyan, aynı yazıldığı günkü gibi ta 25 asır sonrasına dek uzanan ve insanlığın gelecekteki formunda yine aynı tazelikle yerini ve değerini koruyacak olan Yunan Tragedya’sının eşsiz eserinin adıdır:
Kral Oidipus
İnsanın hiçbir zaman muktedir olamayacağı, değişmeyen ve asla da değiştirilemeyecek olan tabiat kanunlarının insan üzerindeki esaretvari tahakkümüne Kader (Yazgı) denir ve tüm hayatı boyunca insanlar kaderinin gölgesi altında yaşar; başına gelecek felaketleri, ihanetleri, talihsiz trajedileri; kısaca tüm başına gelecekleri sanki bir parça sezinleyebilse de bundan kaçış mümkün değildir, er ya da geç kaçınılmaz malum son olarak başa gelecektir. İnsana yakışan, son nefesine kadar kaderiyle mücadele etmektir. Bir kere dünyaya atılmaya görsün insan, daha bebekken hayatta kalma mücadelesine, genç ve orta yaşlarında felaketlerin üstesinden gelmeye, yaşlanınca da son nefesine kadar dünyada kalabilmenin derdine bakar. Kral Oidipus da böyledir. Daha doğmadan kaderinin laneti gelip onu bulmuştur. Başına gelecek kehanetleri sanki tek tek biliyormuş gibi ondan kaçmak için her bir adım attığında yazgısının içine daha çok düşer, ancak o lanetli kaderine rağmen sonuna kadar mücadele etmiştir. Aslında bakıldığında Oidipus,Tanrılar’ın tahakkümünü ve gölgesini üzerinde tezahür ettirdiği, isteklerini insanlara iletmesi için kullandığı yarı-iletken bir mesih gibidir sanki. Tanrılar, her zaman üstündür ve muktedirdir; insanlar ise Tanrılar karşısında daima acizdir. Tragedya’nın her biri eşsiz motiflerle oluşturulan karakterleri olağanüstü tutkularıyla bir anlam arayışı için debelenirken ilahi adalet her seferinde kendi nizamını