Erdal ÖZAYDIN

Erdal ÖZAYDIN
@Engineer47
》Bahr isen de katre-i nâçiz göster kendini (Şeyhulislam Yahya) 》Okumak; bakış açımızı zenginleştirir, Beyni de düşünce kütüphanesi yapar. (E.ÖZAYDIN)
Vazgeçemedikleriniz ihtiyacınız değil zaafınızdı.
Alıntı
Erdal ÖZAYDIN
Vazgeçemediklerimiz, bazen de esaretimiz
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İzlediğim bir film sahnesi yahut okuduğum kitabın bir bölümüydü... Uzun süre karanlık ortama hapsedilmiş bir kişi oradan çıkarılırken ilk defa ışıkla karşı karşıya kalır. Hissettiği rahatsızlıktan ötürü ışığa bakamaz, ya gözlerini kapatır ya da tekrar o karanlığa dönme ihtiyacı hisseder. Fussilet suresinde Semud kavminden bahseden ayette "hidayet yerine körlüğü tercih ettiler." der. İfade dikkatimi çekti. Hidayet yerine dalâleti tercih ettiler dememiş mesela. Ayetin devamında Semud kavmine isabet eden, alçaltıcı bir azap olan "yıldırım"dan bahseder. Bir kavmi helak edecek kuvvetteki yıldırımın yaymış olduğu parlak bir aydınlık, tercih edilen körlüğün cezası olarak zikredilmiş ayette. Görmek tercihte bulunabilmek için en temel belirleyicidir. Görmek gözün işlevi, mutmain olmak ise kalbin görmesi dediğimiz basirettir. O halde hidayete karşı körlüğün tercih edilmesi dalâlete açılan bir gözdür. Dalâlete açılan göz ise dalâleti tercih etmekle değil, hidayete kör olmayı tercih etmekle oluyor. Kalpteki körlük hakikati görmeye engeldir. Hakikat hidayettir. Hidayet, hakikatin dünyaya bakan yönüdür. Aydınlıktır, yol gösterir. Ahirette hidayete erecek bir kul var mıdır? Ya da soruyu şöyle soralım... Ahirette inkar edecek bir kul var mıdır? Hidayete kör olan kalpler, yıldırımın yakıcı parlaklığıyla hakikati inkar edemeyecek bir neticeyle körlüklerinden azad oluyor! Şimdi tekrar düşünelim... Bir süre karanlığa maruz kalanların ışıkla karşılaşınca hissettiği rahatsızlıktan dolayı gözlerini kapatmak istemelerini!
Erdal ÖZAYDIN isimli okura yanıt verildi
Erdal ÖZAYDIN
Eyvallah rica ederim çok güzel olmuş okunmaya değer vakit ayırmaya değer bir paylaşım olmuş
İzlediğim bir film sahnesi yahut okuduğum kitabın bir bölümüydü... Uzun süre karanlık ortama hapsedilmiş bir kişi oradan çıkarılırken ilk defa ışıkla karşı karşıya kalır. Hissettiği rahatsızlıktan ötürü ışığa bakamaz, ya gözlerini kapatır ya da tekrar o karanlığa dönme ihtiyacı hisseder. Fussilet suresinde Semud kavminden bahseden ayette "hidayet yerine körlüğü tercih ettiler." der. İfade dikkatimi çekti. Hidayet yerine dalâleti tercih ettiler dememiş mesela. Ayetin devamında Semud kavmine isabet eden, alçaltıcı bir azap olan "yıldırım"dan bahseder. Bir kavmi helak edecek kuvvetteki yıldırımın yaymış olduğu parlak bir aydınlık, tercih edilen körlüğün cezası olarak zikredilmiş ayette. Görmek tercihte bulunabilmek için en temel belirleyicidir. Görmek gözün işlevi, mutmain olmak ise kalbin görmesi dediğimiz basirettir. O halde hidayete karşı körlüğün tercih edilmesi dalâlete açılan bir gözdür. Dalâlete açılan göz ise dalâleti tercih etmekle değil, hidayete kör olmayı tercih etmekle oluyor. Kalpteki körlük hakikati görmeye engeldir. Hakikat hidayettir. Hidayet, hakikatin dünyaya bakan yönüdür. Aydınlıktır, yol gösterir. Ahirette hidayete erecek bir kul var mıdır? Ya da soruyu şöyle soralım... Ahirette inkar edecek bir kul var mıdır? Hidayete kör olan kalpler, yıldırımın yakıcı parlaklığıyla hakikati inkar edemeyecek bir neticeyle körlüklerinden azad oluyor! Şimdi tekrar düşünelim... Bir süre karanlığa maruz kalanların ışıkla karşılaşınca hissettiği rahatsızlıktan dolayı gözlerini kapatmak istemelerini!
Erdal ÖZAYDIN
Elinize emeğinize sağlık çok güzel olmuş 👍👍