hangi balık korkutur bir denizin dibini
hangi kâtil küçümser cinayet sebebini
bir ülke paramparça, bir saray darmadağın
yatağı öksüz kaldı sevmediğin ırmağın
kapı kapandı gülüm, sarsılmak neye yarar
dönmemek arzusuyla uçup gitti turnalar
bir devin damarından süzüldü toprağa kan
kuşların gözlerinden bile hüzündür akan
kuranları yakıyor aşka kurulan pusu
çeliğini yutuyor bir silahın namlusu
telefon uzun uzun çalıyor kederinden
kötürüm sevgililer doğruluyor yerinden
hayal, artık korkuyor aşmaya kutupları
yollarda sahibini arıyor mektupları
kuraklığa bereket tohumu ekiliyor
cefâ okyanusunun suları çekiliyor
bak işte, pârelendi giydiğin pelerinler
her umudun dalında yaralı bir kuş inler
çobanlar kavalını kırıyor günbatımı
şimdi gönül dostlarım koşturuyor atımı
korkusuz süvariler bakacak ufuklardan
kırmızı papatyalar dökülecek yukardan
birgün sen de sararıp solacaksına gülüm
dünyada bir başına kalacaksına gülüm