İbrahim

İbrahim
@Engineer_civil
Bedenimiz miskin ve rehavete meyillidir. Hedefe giden yolda karşılaştığımız zorluklar onu korkutur. Basit tutkuları irademizi ve yüce arzularımızı yerine getirmemize mani olur.
Reklam
Erkek kadının binlerce farklı melodiyle çalması gereken bir arpa benzer. Ama, eğer kadın beceriksiz bir aptalsa ne korkunç sesler çıkar bu çalgıdan! Ama bir de kabiliyetli ise, bir şeyler öğrenmişse, hünerli elleriyle enstrümanından daha önce işitilmedik ezgiler çıkartmayı başarabilir.

İbrahim

, bir kitap okudu
Puan vermedi·475 syf.·
133 günde okudu
·
2020 1. kitabı
Adam Fawer
8.5/10 · 98,4bin okunma

İbrahim

, bir kitabı okumaya başladı
Vladimir Bartol
9/10 · 50bin okunma
ÇARŞAMBAYI SEL ALDI
Çarşamba Ovasında, Yeşil Irmağa kadar uzanan Abdal deresinin kıyısındaki köylerden birinde, yoksul bir ailenin oğlu olan Ahmet kalbini Melek isimi genç ve alımlı bir kıza kaptırmıştı. Aşkından gözü başka bir şey görmez olmuştu ki Melek onu farketti ve kalbini açtı Ahmet’e. Sözlendiler ve bir süre sonra Ahmet askerlik görevini tamamlamak üzere köyden ayrıldı. Ahmet’siz geçen her gün Melek için bir ömür demekti. Köyün Ağasının oğlu olan Mehmet Ali, Melek’e göz koydu ancak Melek Ahmet’ten başka kimseyi görmüyordu. Melek, Mehmet Aliyi reddedince, köyün ağasının itibarı sarsılacağından dolayı Mehmet Ali ve birkaç adamı Melek’i dağa kaldırdılar. Ahmet’e bu haber ulaşınca silahını kaptığı gibi askerden firar etti ve Melek’i aramaya başladı. Ahmet, yarini ararken bir gün yağmur yağdı ve Yeşil Irmak taştı, Çarşamba adeta bir göle dönüştü. Sel, Canik dağlarının zirvelerinden eteklerine doğru bir çığ gibi inerek önüne kattığı her şeyi yuttu. Hayat normale döndükten sonra köylüler köy meydanında toplandı. Bir kayanın üzerinde iki kişinin cesedini gördüler. Yaklaştıklarında ise cansız bedenlerin Ahmet ve Melek’e ait olduğunu gördüler. El ele tutuşmuş öylece yatıyorlardı. Rivayete göre büyük kaya parçası, yedi yerinden ayrıldı ve her birinden bir servi boyu su fışkırdı.Köylüler dualar etti. Bu edilen Dualar yıllardır insanların acısını dile getiren dizeler haline geldi. Çarşambayı Sel Aldı Türküsü de bu dualardan doğdu. Kayanın bulunduğu yere daha sonra bir su değirmeni kuruldu ve o yöre ‘Değirmenbaşı’ olarak anıldı. Ahşap değirmenin yedi taşı vardı. Yedi oluğuna su veren set üzerinden yedi kez yürümek, sağ ve sol omuz üzerinden yedişer kez su atmak uğur sayıldı. Her Hıdırellez’de tekrarlanan gelenek, 1970’lerde değirmenin yıkılmasına kadar