- Ben yorgunum çok, teğmen... Yatıyorum oysa hep sırtüstü. Yaşlandık mi dersin, farkına varmadan?
- Yaşlılıkla ilgisi yok yüzbaşım.. Bende yaş yirmi iki. Yamyassıyım yorgunluktan... Atamıyorum üstümden yorgunluğu, ne kadar dinlensem... Bizim yorgunluğumuz gövdemizde değil, ruhumuzda olsa gerek...
Yaşıtlarından birçoğu kuşdillerinde, Fenerbahçelerde bıyık büküp boy gösterirken, Balkanlarda komitacı kovala sen, dağlarda hürriyet ara... Yetmiyormuş gibi yirmi altı yaşındayken, kaybedilmiş bir savaşta alnından vurul.. On sekizinde gebe karını dul koy... Sonra oğlun sana "Ittihatçı gâvuru” desin.
İnsan dillerinde bile evrenin tümünü imlemeyen tek önerme yoktur diye düşündüm, kaplan dendikte, onu peydahlayan kaplanlar, ona yem olan geyiklerle kumrular, o geyiğin beslendiği çimen, çimene analık eden toprak, toprağı doğuran gök de denmiştir.