Üstadın kitaplarını yorumlama haddini kendimden beri tutarak sadece muhabbetimi okumuş olduğum kitaplarını temsilen Çile başyapıtının üstünden dillendirmek istiyorum. Kaldırımlar Şairini anlamak ya da tanıtmaya çalışmak vazifem değil lakin okudukça kendi benliğinin inşasını, ideolojik görüşlerin dar çerçevenin etkisinde kalmayıp dünyadan ziyade ötelere açılan bir ufkun belirtilerinin insanda tezahürlerini görmek yadsınamaz bir gerçektir. Tabii ki sadece üstadı bu alana sıkıştırmak hakaret olur. O dil ve üslubuyla edebiyatta vazgeçilmez bir yazardır. Piyesleri, romanı, hikayesi, gezi yazısı vs birçok alanda insanları hayrete düşürecek kurgunun baş kahramanıdır. Üstadı okumak bir felsefedir...
Tahrir Vazifeleri, İsmet Özel'in yazıyı vazife olarak üstlendiği bir eser olmakla birlikte bizlere de okurken istifade etmenin hazzını yaşatıyor. Tam olarak "sen ve ben" arasında geçen bir muhabbet. Anlama ve anlaşılma kaygısı taşımayan ve çıkmazların derin dehlizlerindeki sesle boğuşarak geçen bir seyehat.
"Keşke..." diyen insanlar bilmiyorlar ki onlara o anda keşke dedirten de önceki tutumlarının ortaya çıkardığı sonuçlardır. Her "keşke..." düşünceden uzaklaşmak, insanla ilgili asıl endişeyi tanımaktan kaçmaktır