Felaketler ortak bir şeydir,ancak başınıza geldiğinde inanmakta güçlük çekilir. Dünyada savaşlar kadar vebalarda meydana gelmiştir. Vebalar da savaşlar da insanı hazırlıksız yakalar...Bir savaş patladığında insanlar :
"Uzun sürmez bu çok aptalca derler."Ve kuşkusuz bir savaş çok aptalcadır, ancak bu onun uzun sürmesini engellemez. Budalalık hep direnir,insan hep kendini düşünmese bunun farkına varabilirdi. Bu açıdan burada oturanlar da herkes gibiydi, kendilerini düşünüyorlardı, bir başka deyişle hümanisttiler, felakete inanmıyorlardı. Felaketler insana yakışmaz, onun için felaket gerçek dışıdır,geçip gidecek bir rüya denir. Ancak her zaman geçip gitmez,kötü rüyalar arasında geçip gider ve önlemlerini almadığından başka insanlar gider. Yurttaşlarımız başkalarından daha az ya da çok suçlu değildi,alçakgönüllü olmayı unutuyorlar ,hepsi bu ve kendileri için hala her şeyin olanaklı olduğuna inanıyorlardı; bu dünyada felaketlerin olanaksızlığını varsayıyordu. İşlerini yapmayı sürdürüyorlar, yolculuklar ayarlıyorlardı ve düşünceleri vardı. Geleceği,yolculukları ve tartışmaları ortadan kaldıran bir vebayı nasıl düşüneceklerdi ki? Kendilerini özgür sanıyorlar oysa felaketler oldukça kimse asla özgür olmayacak.