Sabahattin Seden

Sabahattin Seden
@Enveroglu
İşçi
Lise
Eskişehir
Eskişehir, 6 Nisan
52 okur puanı
Mayıs 2017 tarihinde katıldı

Sabahattin Seden

, bir kitap okudu
6/10
·112 syf.·
25 saatte okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2024 00:00
·
2024 4. kitabı
Gabriel Garcia Marquez
7.4/10 · 95,2bin okunma
Reklam
Yazık o millete ki, dokumadığı şeyi giyer, ekip biç­mediğini yer, hasat etmediği tohumun ekmeğiyle bes­lenir, kendi cenderesinden çekmediği bir şaraptan içer. Yazık o millete ki, zorbayı bir kahraman gibi alkış­lar ve gösterişli fatihi hayırsever sanır. Yazık o millete ki, rüyasında küçümsediği tutkuya uyanıkken boyun eğer. Yazık o millete ki, sesini sadece cenaze törenlerinde yükseltir, sadece yıkıntılar arasında kibirlenir ve sade­ce boynu kılıçla kütük arasındayken başkaldırır. Yazık o millete ki, Devlet adamı bir tilki, filozofu bir hokkabaz, sanatı yamama ve taklit sanatıdır. Yazık o millete ki, yeni hükümdarını borazan sesleriyle karşılar ve bir sonraki hükümdarını da borazanlarla karşılamak için, onu yuhalayarak uğur­lar. Güçlü adamları henüz beşikteyken, bilgeleri yıllar­ca susturulan o millete yazık! Ve her parçası kendini bir millet sanan, o bölünmüş millete yazık!"
Sayfa 10 - İş Bankası·Kitabı okudu
"yoksulluk zulme ben­zer, yoksulluk zulm üretir, bilmez misin Necm? Bana zaferi­min tanımını verdiğinde, son ucu dünyadan zulmü kaldır­mak diyen sen değil misin? Yoksulluğu kaldırmadan zulmü nasıl kaldırırım?” İsmail de bu bağlantıyı şimdi konuşurken kuruyordu, yoksul mahallerinde dolaşırken acıma duygusu­nun yarattığı zihni mesele, şimdi onun kendi göreviyle doğ­rudan ilişkili bir mesele haline gelmişti, devam etti: “Yani şimdi ben bütün dünyanın şehirlerini zapt etsem, bütün dünyanın burçlarına Ehl-i Bcyt’in bayrağını diksem, bu me­sele azalmaz, bunu mu demek istiyorsun Necm?” diye sordu. “Evet," dedi Necm, “tam da bunu söylüyorum. .... .... Yoksulluğun kaynağı biziz İsmail, senin bağlantın­la, zulmün de kaynağı biz oluyonız böylece.” “O kadar uzun boylu değil,” diye itiraz etti İsmail. "Nasıl peki?” diye sordu Necm. "Sen de söyledin ya,” dedi İsmail, “bu işin bir son ucu var, orada düşmanlıklar bitecek, kılıca da, ordulara da gerek kalmayacak.”"Bu,” dedi Necm, “Hazreti Mcvlana’nın denizler ötesi dediği yer. Ama böyle bir yer yok. Buna sen inanıyorsun ama, böyle bir yer hiç olmayacak. Sen zannediyorsun ki, bü­tün dünyaya bayrağını diktiğinde, her yer dikensiz gül bah­çesi olacak, o zaman kılıçları satıp yoksullan doyuracağız. Bu güzel bir masal, İsmail. Ama bir masal, o kadar. Seneler­dir sana bunu anlatmaya çalışıyonım. Bu senin dediğin ol­saydı, dünyaya gerek kalmazdı ki. Kimse zulmetmezdi, kim­se günah işlemezdi, kimse kötü bir şey yapmazdı ve dünya da sınav yeri olmazdı. O zaman dünyaya ne gerek?
Sayfa 197 - Om·Kitabı okudu