Sabahattin Seden

Sabahattin Seden
@Enveroglu
İşçi
Lise
Eskişehir
Eskişehir, 6 Nisan
52 okur puanı
Mayıs 2017 tarihinde katıldı
Yazık o millete ki, dokumadığı şeyi giyer, ekip biç­mediğini yer, hasat etmediği tohumun ekmeğiyle bes­lenir, kendi cenderesinden çekmediği bir şaraptan içer. Yazık o millete ki, zorbayı bir kahraman gibi alkış­lar ve gösterişli fatihi hayırsever sanır. Yazık o millete ki, rüyasında küçümsediği tutkuya uyanıkken boyun eğer. Yazık o millete ki, sesini sadece cenaze törenlerinde yükseltir, sadece yıkıntılar arasında kibirlenir ve sade­ce boynu kılıçla kütük arasındayken başkaldırır. Yazık o millete ki, Devlet adamı bir tilki, filozofu bir hokkabaz, sanatı yamama ve taklit sanatıdır. Yazık o millete ki, yeni hükümdarını borazan sesleriyle karşılar ve bir sonraki hükümdarını da borazanlarla karşılamak için, onu yuhalayarak uğur­lar. Güçlü adamları henüz beşikteyken, bilgeleri yıllar­ca susturulan o millete yazık! Ve her parçası kendini bir millet sanan, o bölünmüş millete yazık!"
Sayfa 10 - İş Bankası·Kitabı okudu
Reklam
"yoksulluk zulme ben­zer, yoksulluk zulm üretir, bilmez misin Necm? Bana zaferi­min tanımını verdiğinde, son ucu dünyadan zulmü kaldır­mak diyen sen değil misin? Yoksulluğu kaldırmadan zulmü nasıl kaldırırım?” İsmail de bu bağlantıyı şimdi konuşurken kuruyordu, yoksul mahallerinde dolaşırken acıma duygusu­nun yarattığı zihni mesele, şimdi onun kendi göreviyle doğ­rudan ilişkili bir mesele haline gelmişti, devam etti: “Yani şimdi ben bütün dünyanın şehirlerini zapt etsem, bütün dünyanın burçlarına Ehl-i Bcyt’in bayrağını diksem, bu me­sele azalmaz, bunu mu demek istiyorsun Necm?” diye sordu. “Evet," dedi Necm, “tam da bunu söylüyorum. .... .... Yoksulluğun kaynağı biziz İsmail, senin bağlantın­la, zulmün de kaynağı biz oluyonız böylece.” “O kadar uzun boylu değil,” diye itiraz etti İsmail. "Nasıl peki?” diye sordu Necm. "Sen de söyledin ya,” dedi İsmail, “bu işin bir son ucu var, orada düşmanlıklar bitecek, kılıca da, ordulara da gerek kalmayacak.”"Bu,” dedi Necm, “Hazreti Mcvlana’nın denizler ötesi dediği yer. Ama böyle bir yer yok. Buna sen inanıyorsun ama, böyle bir yer hiç olmayacak. Sen zannediyorsun ki, bü­tün dünyaya bayrağını diktiğinde, her yer dikensiz gül bah­çesi olacak, o zaman kılıçları satıp yoksullan doyuracağız. Bu güzel bir masal, İsmail. Ama bir masal, o kadar. Seneler­dir sana bunu anlatmaya çalışıyonım. Bu senin dediğin ol­saydı, dünyaya gerek kalmazdı ki. Kimse zulmetmezdi, kim­se günah işlemezdi, kimse kötü bir şey yapmazdı ve dünya da sınav yeri olmazdı. O zaman dünyaya ne gerek?
Sayfa 197 - Om·Kitabı okudu
Zulüm yok olmaz. Kimse bu dünyadaki zulmü yok edemez. O zaman cennete gerek kalmazdı, bura­nın adı da cennet olurdu. Niçin dünya bir sınanma yeridir denmiş, eğer dünyada zulüm olmasaydı, herkes mecburen nuru seçerdi. Sence bu bir sınanma olur muydu?
Sayfa 84 - Om·Kitabı okudu
Herkesin, gidebileceği bir YER olmalı. Çünkü öyle bir an olur ki, insanın mutlaka bir yere gitmesi gerekir.
İş Bankası
Balfour Deklarasyo­nu
Birinci Dünya Savaşı'nın üçüncü yılında İngiltere Dışiş­leri Bakanı Balfour tarafından Siyonist hareketin önde gelen başrol oyuncusu Rothschild'e "Saygıdeğer Lord Rotschild" başlığıyla göndermiş olduğu ve daha sonra İtalya, Fransa ve ABD'nin de desteğini aldığı mektubun (Balfour Deklarasyo­nu) içeriği şu satırları içermekteydi: "Saygıdeğer Lord Rothschild, Majestelerinin hükümeti adına kabineye sunulan ve ka­bul edilen Yahudi Siyonist isteklerini sempati ile karşılayan müteakip deklarasyonu iletmekten memnuniyet duyarım. Ma­jestelerinin hükümeti, Filistin 'de Museviler için bir milli yurt kurulmasını uygun karşılamaktadır ve bu hedefin gerçekleşti­rilmesini kolaylaştırmak için elinden geleni yapacaktır. Filis­tin 'deki mevcut Musevi olmayan toplumların sivil ve dini hak­ları ile başka ülkelerde yaşayan Musevilerin sahip oldukları hak ve politik statülerine zarar verecek hiçbir şeyin yapılma­yacağı açıkça anlaşılmalıdır. Bu deklarasyonu Siyonist Fede­rasyonu 'nun bilgisine sunmanızdan memnuniyet duyacağım."
Sayfa 145 - EN kitap·Kitabı okudu
Reklam