Kitap bir limandı benim için. Kitaplarda yaşadım ve kitaplardaki insanları sokaktakilerden daha çok sevdim.
-onlar için dilemek umut etmek, umut etmek de beklemekti.
Doğmayı ve ölmeyi, doğurganlığı ve kısırlığı, bir işe yaramayı ve yaramamayı, amacı ve amaçsızlığı bir ömür süresi içinde aynı kabullenişle yaşamıştır. Kuşkusuz rüyalarını hatırlamayan insanlarin "gerçek" dünyasında o kadin yenik düşmüşlerden sayılacaktır; galipler ise politikacılar, işadamları, bilimadamları, yazarlar, askerlerdir.
Kaybedilen savaş sıklıkla ilerlemeyi de beraberinde getirir. Zaferler azaldıkça özgürlükler artar. Askeri bando sustuğunda sözü mantık alır. Bu, kaybeden kazanır oyunudur.
Uygar toplumlar, özellikle yaşadığımız çağda, bir komutanın şansı ya da şanssızlığıyla yükselip alçalmazlar. İnsanlık üzerindeki ağırlıkları bir savaştan çok daha önemli şeylere bağlıdır.
Doğmadan önce var mıydım? Hayır. Öldükten sonra var olacak mıyım? Hayır. Ben neyim? Bir organizmaya eklenmiş bir parça toz. Bu dünyada ne yapacağım? Seçme hakkı benim. Acı çekmek ya da keyif almak. Acı çekmek beni nereye sürükleyecek? Hiçliğe. Ama acı çekmiş olacağım. Keyif çatmak beni nereye sürükleyecek? Hiçliğe. Ama keyif çatmış olacağım. Ben tercihimi yaptım.