Ali’nin kokusunu unutmamış oluşuma şaşırdım. (Ama kokunun böyle bir şey olduğu söyleniyordu. Hafızada daha derin bir iz bıraktığı, hemen hatırlandığı.) Parmaklarının şefkati kafatasımda dolaşıyor, dolaştıkça beni yakıyordu. Kendimi hayata doyamadan öleceği garanti, kimsesiz bir bebek gibi hissettim.
“İlle ölünecekse, beraber ölürüz,” dedi.
Hayatımda duyduğum en güzel cümleydi. Hayatımda gelmiş geçmiş her şeyden daha güzeldi. Bana bugüne kadar bundan daha güzel bir şey söyleyen olmamıştı. Yüzde biri kadar söyleyen bile olmamıştı. Osman bir sürü güzel söz söylemişti. Ama beni inandıramamıştı.
İnanamadıktan sonra güzel sözlerin bir anlamı olmuyordu.