Birgün,Abdülcabbar yine kucağında can çekişen bir balık sürüsüyle eve damladı.
Nefertiti,Abdülcabbar’ın etrafında dört dönüyordu. Kara kedi ,siyah adamın vücudundan kopmuş da yerine geri dönmeye çalışan bir uzva benziyordu. Karanlık bir gezegenin kömürleşmiş uydusu.
Abdülcabbar’la göz göze geliyoruz: Maliye bakanı ile vergi kaçakçısının bakışması.
“Bildiğim bir şey varsa,bu dünyadaki balıklardan payına düşeni çoktan yedin?”
Balıkladam, yüzüme ,potayı ıskalamış bir basketbolcunun hüzünlü ifadesiyle bakıyordu.