Erc@n

Erc@n
@Ercanozer
Okumadan geçen bir gün, manzaraya nazır ama zerre zevksiz, yavan bir ekmek gibi lezzetsiz. Erc@n
Bekçi, ayak değiştire değiştire saatlerce bekledi karşısında. Sessizlik uzadıkça, kendisine verilecek görevin çok zor olacağını düşündü.
Sayfa 48 - Everest
Edebiyat
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Buralarda bir yerde izler olmalıydı, en azından onu iten ya da çekip götüren her neyse onun izleri... Farklı eksikliklerin içine gizlenmiş bir fazlalık belki, bir eksiklik. Bu, bir boşluk bile olabilirdi.
Sayfa 45 - Everest
Edebiyat
... avluyu yeniden taradı gözleriyle. O her şeyin mutlaka bir iz bırakacağına inanıyordu, izsiz şey olamazdı; kuşların bile izi vardı gökyüzünde, sözcüklerin dişte, bakışların yüzde.
Sayfa 44 - Everest
Edebiyat
Üstelik çay hiç de kötü değildi; buruk tadıyla aynalara yansıyan yüzünü geri veriyordu onun, aynaların ötesine dağılan sıkılmışlığını yüreğinden biraz daha uzaklaştırıyordu.
Sayfa 43 - Everest
Edebiyat
... o an, başka bir zamanda yaşıyor ve oradan burayı düşlüyorduk düşlediğimizin farkına bile varmadan... Belki de sonsuz bir uğraşa kaptırmıştık orada kendimizi, durup dinlenmeden bir şeylerle boğuşuyor, koşuyor, bağırıyor, coşuyor ve kan ter içinde kalıyorduk.
Sayfa 41 - Everest
Edebiyat