Erc@n

Erc@n
@Ercanozer
Okumadan geçen bir gün, manzaraya nazır ama zerre zevksiz, yavan bir ekmek gibi lezzetsiz. Erc@n
Uzaklardan, kabarıp kabarıp dağılan bulutların arasından bir uçak geçiyordu; ışıltılı, metal bir kuş... Sapan taşlarının erişemeyeceği kadar yüksekte. Ardında, Nuri'nin karısının inadı kadar uzun, upuzun bir duman şeridi.
Sayfa 39 - Everest
Eğitim
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
... ayrıntılar o denli çoktu ve öylesine büyük bir mercek altındaydı ki, herkes her şeyi görmekten körleşmişti.
Sayfa 37 - Everest
Edebiyat
Söylentiler tıpkı bir sülük gibi, gecenin karanlığını eme eme büyüyordu sabaha dek; daha inanılası, daha görülesi oluyordu. Köy uykusundan sıyrılıp gözlerini açtığında, kendisinden önce, sokaklarda gezinmeye başlayan bu söylentilerle karşılaşıyordu. Onları kendi karanlığıyla beslememiş gibi şaşırıyordu tabii, inanmakla, "inanılmayacak şey yoktur"un arasında öylece kalakalıyordu.
Sayfa 37 - Everest
Edebiyat
Beklentin neyse, ne kadarsa; mutsuz olma hacmin o kadar büyük, beklentileri kaldırdığında mutlu olacaksın... Ali Denizci
Edebiyat
Sokaklar bile düğümlenmişti sanki, hepsi dönüp dolaşıp kendine çıkıyordu.
Sayfa 35 - Everest
Edebiyat