... muhtar tespihini şıklata şıklata gelip berberin yanma oturmuş, ona çay ısmarlamış ve berberlerin her zaman birbirlerinin kokusunu alabileceklerini düşünerek Nuri'yi sormuştu.
Bu köyde doğup büyümüştü sanki; çınarın hışırtısı kulaklarını, damların köy meydanına akan beyazlığı gözlerini, toprağın cayır cayır yanan soluğu tenini hiç etkilemiyordu. Belki de bu yüzden, o gün bekçiden başka hiç kimse bir yabancıyla aynı yerde bulunmanın tedirginliğini duymamıştı kendinde.