Hayalimdeki günleri bile böyle küçük hesaplarla geçirdim işte albayım. Aklımın içini örümcek ağları sardı ; kafamın sandalyelerinde elbiseler, gömlekler, çoraplar , birikmeğe başladı; kurduğum hayaller , bir bekar odasının dağınıklığına boğuldu.Düşüncemin duvarlarına resimler asmak istediğim halde bir türlü olmadı. Belirli noktalarla biriken eşya, odanın çıplaklığını daha çok ortaya çıkardı.
Tarihteki acı misaller gösteriyor ki, bir ülkede eğitim dilini yabancı dile çevirmek oyunu anaokullarına kadar indikten bir buçuk nesil sonra o ülkenin kendi dili kayboluyor, ana babalar kendi çocukları ile kendi dillerinden konuşamaz oluyorlar, az sonra da o ülkenin, o ulusun adı bile tarihten siliniyor.
Dilini unutan kavimlerin tarihten adları bile silinir gider. Anadolu, böyle yok olmuş kavimlerin binlerce yıl sonra kazılarda bulunan çanak çömlek kırıntıları ile doludur.