Erdem Erişoğlu

Erdem Erişoğlu
@Erdem1923
"Gençlerini kitapla beslemeyen milletlerin sonu hüsrandır." - Ovidius
9/10
·64 syf.··
Beğendi
·
2024 7. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 22 Mart 2024 00:00
Edebiyatımızın klasik yapıtlarından Şair Evlenmesi'ni bugün bitirdim. Sizlere kısa bir değerlendirme yapmak istiyorum. Tanzimat dönemi yazarlarından Şinasi tarafından tiyatro şeklinde yazılan Şair Evlenmesi, Tanzimat ile birlikte değişmeye başlayan toplum dinamiklerini en iyi şekilde özetleyen eserlerden biridir. Görücü usulü ile yapılan evliliklerin sakıncaları eserin ana konusu olsa da, devlet kadrolarının yaptığı yolsuzluklar ve halkın sürü psikolojisi şeklinde hareket etmesine de dem vurulur. Mizahi bir dille yazılan Şair Evlenmesi, edebiyatımızda noktalama işaretlerinin kullanıldığı ilk eserdir. İş Bankası'nın yaptığı baskıda, hikaye sonrasına Şinasi'nin yakın dostlarından Ebüzziya Tevfik'in yazdığı Şinasi'nin Hayatının Son Günleri ve Ölümü adlı gazete yazısı yer alıyor. Bu kısımda beni en az hikayenin kendisi kadar etkiledi. Tüm herkese tavsiye ederim. Şair Evlenmesi Kadir Şinas
Edebiyat
Şair Evlenmesiİbrahim Şinasi · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202520,4bin okunma
Reklam
8/10
·478 syf.··
Beğendi
·
2023 35. kitabı
·
56 günde okudu
·
Okunma: 31 Aralık 2023 15:09
Bu sene bitirdiğim son kitap James C. Davis'in yazdığı, İnsanın Hikayesi: Taş Devrinden Bugüne Tarihimiz oldu. Kasım'ın başından beri okuduğum kitabı bugün bitirdim. Sizlere kısa bir sunum yapacağım. Öncelikle kitaba, bölümden bir hocamızın vize ve finalde bu kitaptan sorular soracak oluşundan dolayı başladım. 460 sayfa olan kitap, 24 bölümden oluşuyor. Kitap, Neandertal İnsan'dan başlayıp, Antik Çağ'ın Sümer, Mısır, İsrailoğulları, Antik Yunan ve Çin devletlerini; Pers, Makedon, Roma ve Moğol imparatorluklarını; Hinduizm, Budizm, Hristiyanlık ve İslamiyet'in yayılışlarını, Ortaçağ Avrupası'nı; Coğrafi Keşifler'i, Rönesans ve Reform Hareketleri'ni; savaşları, salgınları ve kıtlıkları; Amerikan Bağımsızlık Savaşı'nı, Fransız İhtilali'ni ve Sanayi Devrimi'ni; Sömürgeciliği; I. ve II. Dünya Savaşları'nı; ideolojileri ve nerelerde nasıl uygulandıklarını; Soğuk Savaş'ı; Kore ve Vietnam savaşlarını; Afganistan ve Irak'ın işgallerini; 11 Eylül'ü; Arap-Yahudi çatışmalarını ve uzay, bilgisayar, DNA alanlarında yapılan inanılmaz çalışmaları okuyucuya aktarıyor. Kitabı okurken tarih boyunca önemli etkileri olan ama Türkiye'de eğitim müfredatında üzerinde durulmayan pek çok kişi hakkında da ilginç şeyler öğreniyorsunuz. Aynı şekilde, Mc Donald's'dan Forda, Apple'dan Microsoft'a pek çok kuruluşun nasıl büyüdüklerini de çok iyi öğreniyorsunuz. Geleyim eleştirilerime. Kitabın beğenmediğim yönü, tarihi çok fazla Avrupa merkezli anlatmış olması oldu. Türklerden ve Türkiye'den çok çok az bahsetmiş. Hiç olmazsa Kurtuluş Savaşı'na birkaç satır yer ayırabilirdi. Diğer yandan, günümüzü çok olumlu yansıtmış ve insanoğlunun iyiye doğru gittiğini söylemiş. Ben bu öznel yargılara katılmıyorum şahsen. Onun haricinde Avrupalıların Coğrafi Keşifler sırasında yaptıkları katliamları yeteri kadar
Edebiyat
İnsanın HikayesiJames C. Davis · Türkiye İş Bankası Yayınları · 2016729 okunma
9/10
·64 syf.··
Beğendi
·
2023 29. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 25 Kasım 2023 21:40
Pierre de Marivaux tarafından 1725 yılında yazılan Köleler Adası, üzerine çıkıldığında toplumsal sınıfların tersine çevrildiği bir adayı anlatır. Fransa'da bir asilzadenin kölesi olan biri burada efendisinin rolüne bürünebilmektedir. Yazar eserinde köleliği ve "soylu" kibrini eleştirmekte, asıl yüceliğin sevgide olduğunu anlatır. 1794 yılında, bu eser yazıldıktan 69 yıl sonra Fransa’da kölelik tamamen kaldırılmıştır. Ayrıca Fransızca’da “kendini beğenmişlikle dalga geçmek” anlamına gelen "Marivaudage" kelimesi, yazarın isminden türetilmiştir. Bana göre, edebi açıdan sade ve net olmakla beraber, konusu son derece değişik ve güzel. Tavsiye ederim. Pierre de Marivaux Köleler Adası
Edebiyat
Köleler AdasıPierre de Marivaux · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20211,558 okunma
7/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2023 31. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 01 Aralık 2023 00:00
Jules Verne Doktor Ox'un Deneyi, Flandre'de yer alan(Bugünkü Belçika), Quiquendone isimli hayali bir kasabada geçmektedir. Bu kasaba kelimenin tam anlamıyla öylesine sıkıcıdır ki, hemşerilerinin nabızları elli civarında seyreder. Ne bir trafik kavgası, ne bir küfretme, ne bir yumruk... Hiçbir ekstrem olay olmamaktadır. Yüzyıllardır bir köpeğin birini ısırdığı bile olmamıştır. Kötü bir olay olmadığı için mahkemelik bir iş de yoktur. Polisler sokaklarda laf olsun diye gezerler. Eee tabi rehavet felaketi getirir diye boşuna dememişler. Bu kasabanın halkı o kadar da tembeldir ki, bir kilise inşaatı ancak beş yüz yılda tamamlanmıştır. Belediye başkanı ve yardımcısı karar almaktan aşırı derecede acizlerdir ve bununla gurur duyarlar. Çıkan bir yangın haftalardır devam etmekte, sel suları altında kalan bir mahalle için hiçbir şey yapılmamaktadır. Zaten bu kasabada politika diye bir şey de yoktur. Vatandaş yönetime katılmadığından belediye başkanlığı veraset yoluyla ilerler. Bu arada kısa bir süre önce kasabaya gelen Doktor Ox, kasabanın bu sakinliğini bozmak için bir plan yapmaktadır. Doktor Ox, kasabanın sokak aydınlatması projesini üstlenmiştir ama bu planı için bir bahanedir. Ox kendi hipotezini bu kasabanın insanı üzerinde deneyimlemek istemektedir. Ona göre erdem, cesaret, yetenek, zeka ve hayal gücü gibi şeylerin hepsi yalnızca bir molekül problemidir. Aydınlatma sırasında verdiği okshidrik gazı ile kasaba insanı agresifleştirmeyi başarır. Quiquendone, artık anarşinin hüküm sürdüğü, kimsenin anlaşamadığı bir kasabadır. Hatta olaylar başka bir kasabaya saçma sapan bir sebepten dolayı savaş ilan etmeye kadar gidecektir. Devamını size bırakayım ve kendi eleştirime geçeyim. Öncelikle kitabın konusu son derece ilgi çekici. Bence, Jules Verne bu kitabında birbirine zıt çeşitli
Edebiyat
Doktor Ox'un DeneyiJules Verne · İş Bankası Kültür Yayınları · 202123,7bin okunma
10/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2023 12. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2023 00:00
Fatih Harbiye, bu topraklarda II.Mahmud'dan beri var olan ve yeni Türk devletinin ilk yıllarında yoğunlaşan bir kimlik bunalımını, Neriman karakterinin yaşadığı ikilem vasıtasıyla okuyucuya sunmaktadır. Darülelhan(Konservatuvar) öğrencisi olan Neriman, Fatih'teki evlerinde babası Faiz Bey, hizmetçileri Günter ve kedileri Sarman ile yaşamaktadır. Başka bir Darülelhan öğrencisi Şinasi ile nişanlıdır. Darülelhan; alaturka ve alafranga olmak üzere iki kısma ayrılmıştır. Yani Darülelhan, yeni Türk devleti için bir metafor olarak kullanılmıştır. Kitapta yer alan, Darülelhan'ın Alaturka bölümünün kaldırılışı mevzusu ise aynı dönemde yaşanan devrimlerin Türk milleti için fazla kaçtığını düşünen yazarın bir eleştirisidir. Neriman'ın sık sık Harbiye'ye gitme isteği ise Türk insanının özünden kopuşunu simgeler. Çünkü Fatih Şark'ı, Harbiye Garp'ı temsil eder. Diğer bir sembolizm müzik aletlerine saklanmıştır. Neriman ud çalmak istememekte ve kemana özenmektedir. Ud Şark'ı, keman Garp'ı temsil eder. Yazar hepsine çözüm olarak Ziya Gökalp'in(Dolayısıyla Durkheim'in) teknikte Garplılaşmak tezini ortaya atar. Buna göre muasır medeniyetler seviyesine çıkmak isteyen bir millet Batı'nın ilmini edinmeli ancak kültürde kendi benliğinden çıkmamalıdır. Fatih Harbiye'yi okumayan herkese okumalarını tavsiye ederim.
Fatih HarbiyePeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202057,2bin okunma