Çerez diye tabir ettiğim kitabın, okuduktan sonra adeta bir nötron yıldızı kadar yoğun olduğunu fark ettim. Delilerin arasından sıyrılıp akıllıların hastanesine kapatılan İvan Dmitriç, düzenin ne kadar ters işlediğinin en saf örneklerindendir. Dışarıda o kadar deli varken cehalet yüzünden bunların ayırt edilemediğinden bahseder. Hepimiz yaşamın getirilerini sorgulamadan şuursuzca zamanlarımızı heba ediyoruz. Bilinç kavramının yokluğunun izlerini kafamı çevirdiğim her noktada görüyorum. Duygularımızdan kopuk,düşünemeyen evet ya da hayır ile çalışan robotik kodlar gibiyiz. Etrafımıza bakmadan, kendi yaşamlarımızın hengamesi içinde kaybolmuşuz. Acı kavramının varlığından bihaber olanlar,onu özlemle anıp karşısında nasıl güçlü durmamız gerektiği hakkında bir kaç nasihat savururlar. Kitapta bu kişi doktor olan Andrey Yefimıç'ti. Andrey, İvan'la tanıştıktan sonra İvanın cümlelerindeki ışığın izinden giderek ,hakikat arayışında önemli bir yol daha kat etti. Ve sonunda o da delilerin arasından sıyrılıp akıllıların hastanesine kapatıldı.