'' Kimine göre İngiliz filosunun İzmir limanında kalmasına ses çıkarmamalı idi. Kimine göre İstanbul üzerine yürüyüp İtilaf Devletleri'nin kara ve deniz kuvvetlerini hiç saymalı idi. Mustafa Kemal ne onu ne bunu yaptı. Yirmi dört saat bitmeden İngiliz donanmasının limandan çıkıp gidişini seyrettik.
Yıldırım Orduları Grubu Komutanlığı'ndan İstanbul'a dönüp de düşman donanmalarını limanda gördüğü vakit yaveri Cevat Abbas'a:
-Geldikleri gibi giderler... demişti.
Geldikleri gibi gitmişlerdi.''
İyi bir komutan, elindeki imkanların tam verimini alabilmelidir. ''Basiret'', ''tedbir'' ve ''ihtiyat'' denen şeyler, iyi bir komutanı bu tam verimi almak için aklını, sanatını ve iradesini kullanmaktan alıkoymak için değil, bu haddi aşmaktan korumak için gereklidir. İyi bir komutan, sade nerede duracağını değil, nereye kadar gideceğini de bilmelidir. Mustafa Kemal'in etrafında, Erzurum'dan beri, onu her ileriye gidişten önce tutmak ve gidip varınca durdurmak isteyenler eksik olmamıştır.''
''Bu millet, Balkan bozgunu içinde dünyaya gülünç olduğumuz zaman da aynı yiğitlerin milledi idi.
Mustafa Kemal, onsuz olmazdı. Fakat 1919-1922'de o da Mustafa Kemal'siz ne olurdu?
''Mustafa Kemal, bir millet bütün vasıtalarından mahrum edilse dahi, kendini kurtaracak vasıtaları yaratabileceğini ispat eden adamdır. Onun ilk talebesi Mussolini'dir, ikinci talebesi benim!''
''Komutanı, subayı, eri, çetesi, köylüsü, Mustafa Kemal hepsinin temsil ettiği Türk fedakarlığının başında idi. 1912 Türkiye'sinin şarları içinde, sıra sıra birbirinden beter üç harpten çıkan; başındakilerin akılsızlığı ve maceracılığı yüzünden milyonlarca evlat, vatanlarca toprak veren; ölü çocuklarını yiyen çıldırmış analar; yolsuz, demiryolsuz, tekniksiz, medeniyetsiz bir memleketin bir ucunda Rus devinin, öbür ucunda yedi düvelin ateş dalgaları içinde eriye eriye tüknenen bir millet gene de harp edecek şevk bulur; gene de başındakilerin peşine düşüp mandalarıyla top çekerek, kadınlarına gülle taşıtarak, don gömlek yimir bir günlük meydan muharebeleri verir, adeta eti ile istihkamlara çarparak kaleler düşürür, bunsuz, böyle milletsiz Mustafa Kemal neye yarardı?