Artık sizi daha net görüyorum; vücudunuzun, ellerinizin hareketi, öylesine hızlı, öylesine kararlı ki sanki sizinle karşı karşıyayız, ama tam bakışlarımı kaldırıp yüzünüzü görmek istediğimde, bir yangın başlıyor mektubun devamında ve ben alevlerden başka bir şey göremiyorum.
Bir kez kendini bulmuş olan kişinin bu yeryüzünde yitirecek bir şeyi yoktur artık. Ve bir kez kendi içindeki insanı anlamış olan bütün insanları anlar.
Sonra hiçbir şey yapmazdık. Öylece otururduk. Çok bilinmeyenli bu sorunun yanıtını arardık. Hayat bizi yalancı çıkarana dek bulduğumuz cevapları doğru sanardık.
O zaman bir çay daha içelim mi?
Daha fazla çay içmek istemiyorum ben..