Bu kitabın muhtemelen Türkiye'deki ilk baskısına sahibim. Okuduğumda hayran kalmıştım. Tanrılık kavramına yüklediği anlamlar ve teknolojinin ondan bihaber toplumlar üzerindeki yıkılmaz hükümranlık olasılığını çok güzel anlatmış bir kitaptı. Dikkatimizi çekecek olan ise tek tanrılık değil çok tanrılı bir sistem olan Hint inanış sistemini kullanmış olması yazarın. Aklımda kalan bir sahne ise şuydu. Sifonu keşfetmiş olan bir insanın, bu keşfin faydasını arttırmak için, icadı tam olarak işe yaradığından emin olana kadar, kovalar dolusu pisliği saklıyor olmasıydı. Düz mantık bazen hayatımızın konforunu olumsuz etkileyebiliyor :)