insan en rahat hiç tanımadıklarıyla konuşur. Şu durumda anlatmak için ideal kişisiniz. Beni yargılayacak kadar önemsemezsiniz, sıkılacak kadar uzun görmezsiniz.
"Bazen her şeyi sırf o görsün diye yaparız. O görsün diye uyanır, o görsün diye mavi gömleğimizi giyer, o görsün diye saçımızı soldan sağa yatırırız ama o çevirir güzel başını, başka yöne bakar. Olsun, belki yanlışlıkla da olsa gözü takılıverir deyip uğraşmaya devam eder, o bize bakmasa da biz onun baktığı yerde durmaya çalışırız. Misal, inan olsun benim zerrece umudum yok. Kapıdan kovulmaya giden dilenci gibiyim. Gene de gidiyorum işte. Durulamıyor ki... Ne diyeyim, umarım sizinki daha umutlu bir hikâyedir."