“Ey Türk milleti, eğer o ülkeye gidersen öleceksin. Fakat içinde ne zenginlik ne de keder bulunmayan Ötüken ülkesinde kalarak, kervanlar ve kafileler gönderirsen, ebedi bir saltanatı muhafazada devam edeceksin.”
Ziya Gökalp, Türk Töresi’nde İslamiyet ve öncesindeki Türklerin yaşayışını, dinlerini, dillerini ve hayatlarını özetliyor. Gökalp’in Atatürk’ün gözünde ne kadar kıymet gördüğü şu cümleden hatırlanabilir:
“Bedenimin babası Ali Rıza Efendi, hislerimim Namık Kemal, fikirlerimin Ziya Gökalp'tir.”
Kitap “Cilt cilt Türk mitolojilerinin kısa bir özeti yok mu?” diyenler için ideal bir giriş yapıyor. Eski kültürlerimiz hakkında kısa kısa anekdotlar bulmak da mümkün.
“Çinliler, babanın vefatında oğlunun üvey annesini alabilmesini, biraderin vefatında kardeşinin, yengesini alabilmesini zikrederek Türkleri eleştiriyordu.”
Eskilerden dilimizde ya da hurafelerimizde kalmış çeşitli örnekler var:
“Eski Türklerce, yönlerin, mevsimlerin ve ilahların renkleri vardı. Bu telakkinin izlerini şimdiki lisanımızda görebiliyoruz.
Karadeniz, Akdeniz, Kızıldeniz, Gökdeniz vb.
Mevsimlerin rengini, "karakış" tabirinde görüyoruz.”
“Kadınlara göre, her adamın bir perisi vardır. Bu peri izdivaç, doğum, vefat zamanlarında azgınlaşır. Bu azgınlık, kırk gün sürer. Bundan dolayıdır ki izdivaç zamanında gelinle güveyi, doğum zamanında ana, baba ile bebek; vefat zamanında ölenin yakın akrabaları "kırklı" olurlar. Kırklı olanlar için, birtakım tedbir kaidelerine riayet etmek lazımdır.
(...)
Bu hal gösteriyor ki, her adamın bir perisi olduğu gibi, her evin de bir perisi, bir eşi vardır. Ev kadını, evi temiz tutmakla mükelleftir. Ve illa, periyi gücendirmiş olur. Türk kadınının iyi ev müdiresi olması, bundandır. Ev perisi israfın da düşmanı, çocuk terbiyesinin de gözlemcisidir. Özetle aile