Halikarnas Balıkçısı’nın daha önce mavi sürgün kitabını okuyup beğendim ardından aganta burina burinata adlı eserini okumaya karar verdim, başta sıkılıp yarıda bırakmak içime sinmeyince tekrar şans verdim ve buna değdi kesinlikle. aganta burina burinata eseri, insanı içine çeken bir deniz tutkusu ve özgürlük arayışını anlatıyor. mavi sürgün’de hissettirdiği o doğaya kaçış duygusunu burada bir hikâyenin içine yerleştirmiş yazar. kısa ama etkisi uzun süren bir kitap. ana karakterin karayla deniz arasında kalışı, aslında insanın kendi içindeki ikilemleriyle yüzleşmesi gibi. deniz betimlemeleri o kadar canlı ki, okurken kendini rüzgârın ve dalgaların içinde hissediyorsun.insanın denize açılası geliyor. yelkenlere verilen komutları takip edesi geliyor, bir mürettebatın parçası olup liman liman gezmek, yepyeni maceralara atılmak istiyor. bitince insanda iz bırakan, özgürlük duygusunu derinden hissettiren bir roman.
"İnsan bir kere denize tutuldu mu, artık hiçbir yere ait olamaz.”