insanı derinden yaralayan, acıklı bir aşkın yanında kölelik-esaret konusuna değindiği, ince, bir oturuşta okunulacak kadar akıcı bir samipaşazade sezai romanı. o kadar güzel bir kitaptı ki, hiç bitmesin istedim. o kadarcık sayfasına rağmen insana çok şey katan bir kitap.
kafkaslar'dan esir olarak getirilen bir kızın istanbul'da konak içerisinde sürdürdüğü hayat sahneleri ve buna karışan aşk konu edilmiş.
okuyanın ne okuduğunu unutmasına,cümleyi baştan almasına sebep olacak kadar uzun betimleme cümleleri biraz insanı yorsa da mutlaka okunmaya değer..
''kırılmış bir gönül, satılmış bir muhabbet, mazi olmuş bir istikbal, hep orada, arkasında duruyordu."