Barış

Han
Puan vermedi·64 syf.··
2024 10. kitabı
Han'ın yazılarının büyük bir kısmı, geç kapitalizmin hızlı tempolu, teknoloji odaklı durumunda insan öznelerinin karşılaştığı durumla ilgili temel bir kaygıyla karakterize edilir . Bu durum, kitaplarında çeşitli temalar aracılığıyla incelenir: cinsellik, ruh sağlığı (özellikle tükenmişlik , depresyon ve dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu ), şiddet, özgürlük, teknoloji ve popüler kültür. Han, dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu , sınırda kişilik bozukluğu , tükenmişlik , depresyon , yorgunluk , internet , aşk , çoklu görev , popüler kültür , güç , rasyonellik , din , sosyal medya , öznellik , bitkinlik , şeffaflık ve şiddet gibi konular üzerine yazılar yazmıştır .
Felsefe
Eros'un IstırabıByung-Chul Han · Metis Yayıncılık · 20191,499 okunma
Reklam
Bayram günü likör
Puan vermedi
27 Şubat 1969 Kurban Bayramı'nın ilk günü, Nişantaşı'ndaki Basmacı ailesinin evinde bayram ziyaretleri devam ederken, ailenin laik kesiminden Süreyya Dayı "Niye likör yok?" diye tutturur. Baba Mümtaz Bey, oğlu Kemal'e ve ağabeyine Alaaddin'in dükkânından nane ve çilek likörü almalarını söyler. Anlatıcı Kemal, bu geleneğin geçmişini şöyle açıklar: - Annem, babasının içkiyi fazla kaçırdığı için bayramlarda kristal bardaklar ve gümüş tepside nane ve çilek likörü sunma âdetini yasaklamıştı. - Ama iki yıl önce gene böyle bir bayram sabahı, Süreyya Dayı likör diye tutturunca, annem "Dinî günde alkol mü olurmuş!" diyerek itiraz etmiş, bu da aile içinde din, medeniyet, Avrupa, Cumhuriyet, laiklik üzerine uzun bir tartışmaya yol açmıştı (aşırı Atatürkçü dayı ile annesi arasında). Bu sahne, 1960'lar-70'ler İstanbul'unun üst-orta sınıf laik ailelerinde bayramlarda bile hafif alkollü içkilerin (özellikle nane likörü gibi tatlı likörlerin) ikram edilmesinin yaygın bir gelenek olduğunu, ama aynı zamanda dinî hassasiyetlerle modern/laik yaşam tarzı arasındaki gerilimi de yansıtır. Romanın genel temalarından biri olan sınıf farkları, laiklik ve gelenek çatışması burada küçük ama anlamlı bir örnekle gösterilir. Bu anı, daha sonra Füsun ile Kemal'in sohbetinde de hatırlanır; Füsun "Çünkü likörü o istemişti" diyerek o günü anar ve çocukken (12 yaşında) Kemal'le (24 yaşında) arabayla likör almaya gittikleri gezintiyi hatırlar. Kısaca: Bayram günü likör içilmesi/ikram edilmesi, romanda doğrudan bir "içme sahnesi"nden ziyade, aile içi laik-dindar gerilimi ve dönem adetlerini gösteren nostaljik, ironik bir detaydır.
Duygu ve Düşünce
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,4bin okunma
Yıllar önce okudum
Puan vermedi·216 syf.··
2024 48. kitabı
Etkileyici,mistik ilk okuduğum kitaplar arasında...İlk okuduğumda çok etkilenmiştim sonra yetersiz bir kitap olduğunu düşündüm...Fena değil yani.... İçimizde bir mıknatıs var! bukitapla insana dair bu sırrı açıklıyor detaylıca, hayatımıza düşüncelerinizle nasıl yön verebileceğimizi düşüncelerin davranışlarımıza davranışlarımızında giderek nasıl gerçeğimiz olduğunu örneklerle anlatıyor, Tüm insanlığın öğrenmesi gereken bir sır bu bence.
1000k
The Secret - SırRhonda Byrne · Artemis Yayıncılık · 201912,5bin okunma
Osho genel psikoloji
Puan vermedi·272 syf.··
2024 6. kitabı
"Birisi cinselliğe karşıdır. cinselliğini bastırır, o dalı keser. bütün enerjisi öfke haline gelir. oysa hiçbir enerjiyi yok edemezsin, asla. enerji sadece dönüştürülebilir. eğer bir çıkışı kaparsan enerji bir başkasından akacaktır. eğer ön kapıyı kapatırsan arka kapıdan çıkacaktır. ve bu daha tehlikelidir, çünkü senin hayatını bir ikiyüzlünün hayatı haline getirir. ikili bir şekilde yaşamaya başlarsın. bir şey söylersin, başka bir şey yaparsın. bir şey gösterirsin, ama başka bir şeysindir. gitgide daha ayrılmış hale gelirsin."
Edebiyat
Aşk Özgürlük TekbaşınalıkOsho · Butik Yayınları · 20091,377 okunma
Puan vermedi·336 syf.··
2024 4. kitabı
cuma, feodalizm'de veya kapitalizm'de her zaman sisteme bir seyler veren ancak daima sistemden verdiginden daha azini alan, alt sinifi, proletaryayi temsil eder. crusoe, kapitalizmde yerini burjuvaya birakan, feodalizm'de "tanri tarafindan secilmis" olduklarina inanilan soylu siniftir. fakat, neden cuma hic karsi cikmamistir? feodalizm'de soylu sinifinin uyguladigi "somuruculuk" (exploitation) bunun bir tanrisal mudahale (divine intervention) sonucu oldugu inanciyla alt sinifa kabul ettirilmistir. fakat bu durum aydinlanmadan sonra islemez oldugundan, yeni bir sistem ihtiyaci duyulmustur. marx'a gore, somuruculuk ve sinif ayrimi feodalizm'le tarihin derinliklerine gomulmemis, form degistirmistir. kapitalizm'de insanlar yine somurulmektedir, yoneten sinif icin kole gibi calismakta ve bundan en ufak bir memnuniyetsizlik duymamaktadir. bu durumu marx ideology ile aciklar. marx'a gore yoneten sinifin ideolojisi calisan sinifina empoze edilerek onlarin yoneten sinifinin amaclarini kendi amaclariymis gibi kabullenmeleri saglanmistir. nitekim antonio gramsci kulturel hegemonya'sinda proletaryanin yanlis bilinc (false consciousness) sahibi olarak, kendi amaclarini, isteklerini unutarak, burjuva sinifinin amaclarini kendi amaclariymis gibi kabul ettiklerini anlatir.
Duygu/Düşünce
Robinson CrusoeDaniel Defoe · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202426,7bin okunma
Reklam